Tekstilde gündem



Uluslararası markaların standartlarına göre çalışma koşullarının değerlendirilmesi için tüm dünyada satın alma grupları sosyal sorumluluk denetimleri yaptırmaktadır. Avrupa’nın en büyük tedarikçilerinden biri olması sebebiyle son yıllarda bu denetimlerin Türkiye’de hızla yaygınlaştığını görüyoruz. Her marka kendi özel denetimini yaptığı için, sektörümüzde firmalar yıl içinde onlarca denetim şirketiyle muhatap oluyor. Yapılan denetimlerde, incelenen konular arasında yer alan; çocuk işçi çalıştırma, ayrımcılık, disiplin uygulamaları, çalışma saatleri, ücret politikaları, iş sağlığı ve güvenliği gibi konular, sendika üyesi işyerlerimizde zaten uygulanmakta olan toplu iş sözleşmeleri ile ayrıntılı bir şekilde düzenlenerek, güvence altına alınmış hususlardır. Bu nedenle sendikamızın üyelerinin daha da muzdarip olduğunu söyleyebilirim.

Katıldığım ITMF toplantılarında ve yine takip ettiğimiz Euratex’de bu konu gündeme getirilmiştir. Bu çatı örgütlerde de tüm denetimlerin tek bir standarda oturtulmasına ilişkin görüşler ifade edilmiş ve bazı adımlar atılmaya başlanmıştır. Kısa süre zarfında standart tek bir denetimin yürürlüğe girmesi muhtemel olmasa da her platformda bu konuyu yakından takip edip ileriki safhalardan sizleri haberdar edeceğiz.

Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası olarak takip ettiğimiz gündem maddelerinden biri de, imalat sanayinde çalışan işçilerimize, sektör veya bölge farkı gözetmeksizin, pozitif ayrımcılık gösterilerek özel desteklerin sağlanmasıdır. Tüm dünyanın tekrar üretime yönelik teşvikleri artırdığı bir dönemde, ağırlaşan rekabet koşullarına tüm sektörlerimizin bilaistisna hazır ve denk olması gerektiğini düşünüyorum. Buna ek olarak, tekstil ve hazır giyim sektörünün katma değer ve istihdam yaratma gücünün muhafazası için haksız rekabetten korunma tedbirlerinin devam etmesi büyük önem arz etmektedir. Bu anlamda devletimizin oluşturduğu stratejilerin içinde bu başlıkların mutlaka bulunması gerekmektedir.

Bir başka önemli konu ise 119 milyar TL’ye yaklaşan İşsizlik Sigortası Fonu’na ilişkindir. Kuruluş amacı çerçevesinde 2002 Mart ayından bu yana 16 yılda işsizlere bu fondan sadece 18.8 milyar TL verilmiştir. Bu fonda biriken tutarın kuruluş maksadı yönünde kullanılması ve işgücüne doğrudan aktarımını sağlayacak kanuni düzenlemeler sayesinde de özellikle imalat sanayine önemli bir can suyu olabileceğini düşünüyoruz. Sadece işverenler tarafından çalışanların namına yaratılan payın, yine çalışanların kıdem tazminatı alacaklarına yönelik kullanılması hem işletmeler hem de kendileri açısından hakkaniyetli bir uygulama olacaktır.

Muharrem Kayhan
Yönetim Kurulu Başkanı