|
Güncel
|
|
Yazar TÜTSIS
|
|
Perşembe, 11 Ekim 2007 |
|
Çin'de üretilen bazı oyuncakların zararlı olduğunun ortaya çıkmasından sonra, şimdi de tekstil ürünlerinde tehlikeli seviyede formaldehid bulunduğu ortaya çıktı. Yeni Zelanda'daki tüketici haklarıyla ilgili bir televizyon programı, Çin'den ithal edilen yünlü ve pamuklu giysilerde güvenli seviyenin 900 katı kadar formaldehid bulunduğunu ortaya çıkardı. Bunun üzerine hükümet de soruşturma başlattı."Target" adlı programın yapımcısı Simon Roy, resmi kurum Agriquality'nin bilim adamlarının, çeşitli çocuk ve yetişkin giysilerini incelediğini belirterek, sonuçların, bir hata yapıldığını düşündürtecek derecede şaşırtıcı çıktığını söyledi. Kumaşların sürekli ütülü gibi olmasını sağlayan kimyasal bir koruyucu olan formaldehid maddesinin deride alerjiden kansere kadar birçok sağlık sorununa sebep olabileceği belirtiliyor.
Tüketici Hakları Bakanlığı Genel Müdürü Liz MacPherson, konuyu çok ciddiye aldıklarını belirterek, araştırma başlattıklarını söyledi. Bu arada, The VVarehouse adlı parakende satış firması, pazen pijamalarının alev almasıyla 2 çocuğun yanması üzerine, hafta sonunda Çin'de üretilen pijamaları piyasadan toplama kararı aldı.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar TÜTSIS
|
|
Perşembe, 11 Ekim 2007 |
|
Türk Tekstil Vakfı, üyelerini küresel rekabete hazırlamak için "6 Sigma" konusundaki eğitim çalışmalarına ağırlık verecek. Matris Danışmanlık aracılığıyla verilen ve maliyeti Türk Tekstil Vakfı tarafından karşılanan eğitimden bugüne kadar Saray Halı ve Bahariye Mensucat yararlandı. Eğitimler Karsu'da devam ederken, Söktaş çalışanları ise Ekim'de 6 Sigma eğitimi almaya başlayacak. Verilen eğitimler şirketlerin uluslararası pazarlarda etkinliğini artırırken, şirketlerin mali bünyelerine de ciddi katkılar sağlıyor. Bizzat Saray Halı yetkililerinin aktardığı verilere göre Saray Halı'da tamamlanan 10 adet 6 Sigma projesinin iş sonuçlarına katkısı 1.5 milyon dolar olarak ölçüldü. Bahariye'de ise 6 Sigma eğitiminin ilk katkısı 300 bin YTL olarak ölçüldü. Vakıf yeni dönemde daha farklı bir yöntem izleyerek 6 Sigma eğitimlerini sürdürecek. Katılım konusunda son tarih ise 24 Eylül olarak belirlendi.
|
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 15 Ekim 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Nadir Yürüktümen, Saray Halı Fabrika Müdürü / 6 Sigma Lideri
|
|
Perşembe, 11 Ekim 2007 |
|
Küreselleşmenin etkisiyle artan rekabet şartları, esnek ve hızlı üretim yapısı, yeni üretim teknolojilerinde yaşanan hızlı değişim ve gelişmelerin getirdiği yoğun baskı nedeniyle, Saray Halı dünyanın birçok önde gelen kuruluşunun benimsediği 6 Sigma metodolojisini uygulamaya karar vermiştir.
2003 yılından itibaren üyesi olduğumuz Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası'nın kuruluşu olan Türk Tekstil Vakfı ile yürüttüğümüz ve büyük yararlar sağladığımız ortak eğitim çalışmalarına 6 Sigma projesi ile önemli bir halka daha ekledik.
Saray Halı devlete ve sosyal kurumlara olan tüm yasal sorumluluklarını yerine getiren, kayıt içi, sendikalı, tekstil sektörü ortalamasının üstünde ücret politikası, iş gücü devir hızı düşüklüğü, yüksek kıdem yılı ve çalışanlarına sağladığı güvenli işyeri ortamı ile sektöründeki diğer kuruluşlar arasında ciddi bir fark yaratmaktadır. Ancak serbest piyasa koşullarında, ürün fiyatı önemli bir tercih nedeni olmaktadır. Saray Halı olarak rekabette bu farklılıklarımızdan vazgeçerek, maliyetlerimizi düşürmek yerine, verimliliği artırarak, sıfır hata oranına ulaşmaya çalışarak, kalitemizi yükselterek ve kayıplarımızı önleyerek avantaj elde etmeyi seçtik. Bu nedenle 6 Sigma Metodolojisini bu hedefimizi gerçekleştirmede önemli bir araç olarak gördük.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar TÜTSIS
|
|
Perşembe, 11 Ekim 2007 |
|
Yeni koleksiyonunu eylül ayından itibaren ABD ve Avrupa'daki dünyaca tanınan müşterilerinin beğenisine sunmaya hazırlanan Yeşim Tekstil tasarım ekibi, 2008-2009 sonbahar/kış koleksiyonunu düzenlediği mini bir defileyle tanıttı. Çin pazarı ve diğer rakiplerle rekabet edip, sektörde farklılaşmak için bundan 3 yıl önce kendi tasarım departmanını kuran Yeşim Tekstil, 6. koleksiyonunu 21 Ağustos'ta firma içerisinde düzenlenen defilede üst düzey yönetime sundu. Koleksiyon, Yeşim tasarım ekibi lideri Melek Kazanaoğlu'nun koordinasyonunda firmanın ABD'de çalıştığı tasarımcı Lourdes Mendoza, İstanbul'daki tasarımcı Nejla Güvenç tarafından yapılan ortak bir ekip çalışmasıyla hazırlandı. Mart ayında çalışmalarına başlanan yeni koleksiyonda toplam 125 parça ürün bulunuyor. Koleksiyonda siyah, gri ve kahve tonlarının yanı sıra mavi ve kırmızının çeşitli tordan da kullanıldı. Desenli, çizgili, değişik dokulu kumaşların kullanıldığı yeni koleksiyonda bayan modellerinde pliseler, volanlar, değişik volüm detayları, erkek modellerinde de farklı detaylar, armalar ve baskılar göze çarpıyor. Defile sırasında bir konuşma yapan Yeşim Tekstil CEO'su Şenol Şankaya, "Biz Yeşim Tekstil olarak tasarıma büyük önem veriyoruz. Hazırladığımız 6. koleksiyonumuzda, Yeşim'in teknolojik altyapısının gücünü ve Ar-Ge'deki kumaş birikimini tasarımcılarımızın yaratıcılıkları ile birleştirdik. Amacımız müşterilerimize sunduğumuz hizmet çıtasını her geçen gün daha da yükselterek müşteri memnuniyetini artırmak" dedi.
|
|
|
Yazar TÜTSIS
|
|
Çarşamba, 10 Ekim 2007 |
|
DPTnin raporunda, kotaların tamamen kalkmasıyla tekstilde önümüzdeki 10 yılda ciddi bir küçülme gerçekleşeceği ve 600 bin kişinin de işsiz kalacağı öngörülüyor.
Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) hazırladığı "Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sanayiinin Değişen Dünya Rekabet Şartlarına Uyumu" konulu rapor sektörde moralleri bozdu. Rapor, kotaların tamamen kalkmasıyla tekstilde önümüzdeki 10 yılda ciddi bir küçülme gerçekleşeceği ve 600 bin kişinin de işsiz kalacağını öngörüyor. Rapora tepki gösteren tekstil ve hazır giyim sektörü temsilcileri, çalışmanın Türkiye gerçeklerine uygun olmadığını savundu. Raporun eksik olduğunu belirten ve talihsiz bir açıklama olarak nitelendiren tekstilciler, çözüm önerisi de sunulmadığını belirtiyorlar.
DPTnin hazırladığı tekstil ve hazır giyim raporunu, tek cümle ile değerlendiren DEBA Yönetim Kurulu Başkanı Esat Sivri, "Ben buna laf-ı güzaf derim, o kadar" dedi. Sivri, raporu hazırlayan kişinin tekstili bilmesi gerektiğini belirterek, raporu saçma bulduğunu söyledi.Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği eski Başkanı Aynur Bektaş ise "Kotaların kalkmasından sonra böyle bir durumun yaşanmasından korkuluyordu. Ancak son temmuz rakamlarımız ihracaümızın yüzde 15.2 arttığını gösteriyor. Sektör hızla yapılanıyor, ihracat artışı da gösteriyor ki tekstil ve hazır giyimde iyi yoldayız. Türkiye, İtalya'nın yerini almaya başladı. Kumaşta, işgücünde, dizaynda başarılıyız. Teknolojik yatırım gerekli, işgücüne de yatırım yapılmalı" dedi.
|
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Ekim 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar TÜTSIS
|
|
Pazartesi, 08 Ekim 2007 |
Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası Başkanı Halit Narin, anlaşmayla sonuçlanan toplu sözleşme görüşmelerini yorumladı:
Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası Başkanı Halit Narin, işçi sendikalarıyla yapılan toplu sözleşme görüşmelerindeki pazarlık sürecinde geçmişin bütün güzel bağlarının koptuğunu açıkladı. Narin, 11 bin işçiyi ilgilendiren toplu sözleşme görüşmelerinde greve saatler kala sağlanan anlaşmanın perde arkasını katıldığı televizyon programlarında anlattı. 10 Eylülde TGRT Haber programma telefonla katılan Halit Narin, "Anlaşmadan memnun musunuz" şeklindeki bir soruya, "Memnun olmamak diye bir şey olmaz. Çünkü bizim işimiz 40 senedir anlaşma yapmak. Barış ve huzur içinde iş yerlerinde üretime devam edilmesinden yanayız. Başka bir idealimiz ve vazifemiz yoktur. Bu anlaşmalar grev ve lokavt uygulamasının son saatine yaklaşmadan hiçbir zaman bitmez. Bazı arkadaşlarımız heyecanlanırlar, ama bu 40 senedir böyle devam eder. Biz de buna alışkın olduğumuz için hiçbir şikayetimiz olmaz, son dakikaları bekleriz" yanıtını verdi.
Halit Narin açıklamalarına şöyle devam etti:
|
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 08 Ekim 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar TÜTSIS
|
|
Pazartesi, 08 Ekim 2007 |
 Türkiye, 26 Ocak 1961 sabahına uyandığında gazete manşetleri en büyük işveren sendikasının kurulduğunu müjdeliyordu. Sanayileşme yolunda ilerlemeye çalışan Türkiye'nin sendikal hayatında, kuruluş aşamasında 100'ü fabrika, toplam 635 kuruluşu bünyesinde bulunduran Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası, iş barışının ihdas edilmesinde o günün manşetleriyle kendisine yüklenen bu misyonu her zaman büyük bir özenle ve onurla koruyarak 46 yıldır taşımaya devam ediyor.
1963 yılında ise ülkemiz bir ilke daha 'merhaba' diyordu. Toplu sözleşme ile grev ve lokavt sistemi Türk sendikal yaşamına giren önemli bir kilometre taşı oldu. Aradan geçen yıllar içerisinde yaşanan grev ve lokavtlarla bugüne dek sendikaya bağlı işyerlerinde örgütlü üç işçi sendikası ile 20 iş sözleşmesi akdedildi. Yine ilk kez 1979 yılında TEKSİF ile Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası arasında imzalanan Grup Toplu İş Sözleşmesi, tüm işveren sendikaları tarafından kısa sürede benimsendi. 12 Eylül 1980 ihtilali öncesinde üye işyerlerinde grev vardı ve ekonomiye verdiği zarar 3 bin 750 işçi çalıştıran bir işletmenin 2 yıl süreyle üretimini durdurmasına eşdeğerdi. 1982 Anayasa' sının devreye girmesinin ardından ise günümüze ulaşan zaman içerisinde grev ve lokavt kararları alınmasına rağmen, fiili uygulamanın olmaması sendika Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin ile dönemin TEKSİF başkanlığını da yapan Türk - İş Başkanı Şevket Yılmaz'ın müzakereler ne kadar sert geçse de karşılıklı saygı ve aklı selimin hakim olduğu anlaşmalara imza atmasından geçiyordu.
|
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 08 Ekim 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
| << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 1 - 7 Toplam: 94 |
|
|