Tekstil İşveren Dergimiz
Editör'den
Bizden Haberler
Güncel
Ayın Konusu
Tekstilin Kaleleri
Gündem
Ekonomiye Bakış
AB Penceresinden
Araştırma
Euratex'den Haberler
Çerçeve Programı
Global Pazar
Ülke Raporu
Çevre
Tasarım Dünyası
Söyleşi
Seminer
Fuar
Üyelerimizden
English Summaries
Detaylı Arama
Hava Durumu
Ayın Konusu



Türkiye ihracatta rekor kırdı tekstil ve konfeksiyon umut verdi PDF Yazdır E-posta
Yazar TÜTSIS   
Perşembe, 25 Ocak 2007
Türkiye'nin 2006 yılı ihracatı, 85 milyar 761 milyon 134 bin dolar olarak gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye'nin 2006 yılı aralık ayı ihracatı ise 8 milyar 716 milyon 834 bin dolar oldu. Böylece aralık ayı ihracatında, geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 19.18'lik bir artış yakalandı. Böylece 2006 yılı ihracatı 85 milyar 761 milyon dolara ulaşırken, ihracatın yıllık artış oranı yüzde 16.77 olarak gerçekleşti. Türkiye bu rakamlarla 2006 ihracatında program hedefi olan 79 milyar dolan 6 milyar 761 milyon dolar aşmış oldu. Hükümet bu rakamı yıl ortasında 85 milyar dolar olarak revize etmişti. Bundan önceki aylık bazda en yüksek ihracat rakamı 8 milyar 628 milyon dolarlık ihracatla kasım ayında yakalanmıştı.
Aralık ayının 1 milyar 634 milyon dolar ile taşıt araçları ve yan sanayii, 1 milyar 419 milyon dolar ile hazır giyim ve konfeksiyon, 898 milyon dolar ile de demir çelik ürünleri sektörleri en fazla ihracat gerçekleştiren sektörler arasında yer aldı. Hazır giyim ve tekstil sektörünün toplam ihracaü ise 20 milyar dolara yaklaştı. Bu rakama ulaşılmasında yılın son aylarında yaşanan ihracat artışları etkili oldu. Tekstil sektörünün ihracatı yılın son ayında yüzde 22.24 oranında, hazır giyim ve konfeksiyonun ihracatı ise yüzde 14.46 oranında artarken bu artışlar yeni yıl için de umut verdi.
Son Güncelleme ( Perşembe, 25 Ocak 2007 )
 
EKONOMİDE 2006 BÖYLE GEÇTİ PDF Yazdır E-posta
Yazar TÜTSIS   
Perşembe, 25 Ocak 2007
• 1 Ocak: Türk Lirası (TL) banknot ve madeni paralar tedavülden kalktı. Tüm ödemeler sadece YTL üzerinden yapılmaya başlandı. Ağrı Doğubeyazıt'ta hasta tavuk eti yiyen ve kuş gribi kuşkusuyla tedaviye alınan 4 kardeşten biri yaşamını yitirdi.
• 3 Ocak: Yüzde 8 hedeflenen 2005 enflasyonu, yıllık TÜFE yüzde 7.72 ile son 37 yılın en düşük düzeyine geriledi.
• 4 Ocak: Akaryakıt istasyonlarında yazar kasa uygulamasını 6 ay ertelendi. Galataport projesine yönelik Danıştay 6. Dairesi yürütmeyi durdurma kararı aldı.
• 9 Ocak: Kuş gribi virüsü taşıyan hasta sayısı 14'e ulaştı. Yurdun birçok yerinde olduğu gibi istanbul ve Ankara'da da kanatlı itlaflarına başlandı.
• 21 Ocak: Kuş gribi nedeniyle büyük maddi kayıplara uğrayan kanatlı sektörü için toplam 53.2 milyon YTL'yi bulan önlemler paketi açıklandı.
Son Güncelleme ( Perşembe, 25 Ocak 2007 )
Devamını oku...
 
Küresel rekabet Bursa ekonomisini zorluyor PDF Yazdır E-posta
Yazar Özcan Güneş /BURSA   
Perşembe, 25 Ocak 2007
Tekstil ve otomotiv üssü Bursa rekabete karşı direniyor. Tekstilde Çin, Hindistan gibi Asya ülkeleri, otomotivde ise eski Doğu Bloku ülkeleriyle karşılaşılan rekabet sorunu, il ekonomisinde olumsuz sinyallerin başlangıa oldu. Kentin lokomotifi kabul edilen tekstilde son birkaç yıldır gözlenen gerilemenin, otomotivde de başladığı, tekstilde 2002 yılından beri devam eden firma sayısındaki azalmanın, 2005 yılında otomotiv sektörüne de sirayet ettiği göze çarpıyor.
Kent ekonomisinin geleceğini yakından ilgilendiren bu sorun, Bursa'nın Türkiye ekonomisindeki yeri dikkate alındığında daha da büyük önem taşıyor. Bilindiği gibi İstanbul, Kocaeli ve İzmir'den sonra ülke ekonomisine en fazla katma değer sağlayan ve imalat sanayide ülke katma değerinin (GSMH'dan aldığı pay) yüzde 8-9'unu tek başına karşılayan Bursa, hem sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi itibariyle, hem de nüfus ve ekonomik yapısıyla Türkiye'nin dördüncü büyük kenti.
Son Güncelleme ( Perşembe, 25 Ocak 2007 )
Devamını oku...
 
Gümrük Birliği'nde 5N 1K PDF Yazdır E-posta
Yazar Dr.BinhanOĞUZ   
Çarşamba, 27 Aralık 2006
Gümrük Birliği için NE Söyleniyor?
Özellikle, yakın destekçileri Gümrük Birliği (GB) anlaşmasını Avrupa Birliği'ne giriş sürecini hızlandıracak bir mekanizma olarak düşünmüşlerdi. Ancak, bugün AB'den yapılan açıklamalardan tam üyeliğin 20 - 25 yıldan önce gündeme bile gelemeyeceğinin resmen söylenmesi, AB perspektifinin en inançlılarını dahi endişeye boğmaktadır.
Bugün, özellikle Almanya ve Fransa gibi güçlü üye ülkeler imtiyazlı ortaklığı alenen konuşurken, hatta bunun şartlarını açık veya kapalı ortaya koyarken Türkiye'nin başka hiçbir seçeneği yokmuşçasına her türlü alternatiften kaçması, Gümrük Birliği şartlarının tartışılmaz tabulardan kılınması iş camiasını derin düşündürmektedir.
AB karşıtı suçlaması olacak endişesi ile açıkça dillendirilemeyen ama üzerinde en hassasiyetle durulan konu, "Gümrük Birliği'ni öyle bir şekilde tadil edelim ki, anlaşma devam etsin, ama Türkiye AB'nin üçüncü ülkelere uyguladığı gümrük tarifelerine uymak zorunda olmasın ve kendi çıkarları doğrultusunda gerekli ülkeler ile Serbest Ticaret Anlaşmaları'nı imzalasın" yaklaşımının AB'ye kabul ettirilmesidir.
Son Güncelleme ( Çarşamba, 03 Ocak 2007 )
Devamını oku...
 
AB ile gümrüğün adı var tadı yok PDF Yazdır E-posta
Yazar TÜTSIS   
Salı, 26 Aralık 2006
Türkiye'nin Avrupa Birliği ile imzaladığı Gümrük Birliği (GB) Anlaşması 10 yılı geride bıraktı. Geçen sürede gümrük birliği çok tartışıldı. Yaşanan son gelişmeler tartışmanın daha da devam edeceğim gösteriyor. Başlangıçta AB'ye giriş sürecini hızlandırması düşünülen gümrük birliği kimine göre Türkiye'ye çok şey kaybettirdi. Hatta Türkiye'ye dış ticaret açığından başka bir şey getirmedi. Kimine göre ise çok şey kazandırdı. En azından Türkiye rekabet etmesini öğrendi.
Ancak sonucu ne olursa olsun ortada yaşanan bir gerçek var ki AB'ye girmeden gümrük birliğini kabul eden tek ülke olan Türkiye, bugün bizzat AB tarafından Uzakdoğu'nun haksız rekabetine teslim edilmiş durumda. AB'nin tekstil ve konfeksiyon sektörü için üçüncü dünya ülkelerine yönelik tek taraflı olarak uyguladığı sıfır gümrük stratejisi yüzünden Türkiye'nin serbest ticaret anlaşması imzalamadığı ülkelerin ucuz ürünleri AB ülkeleri üzerinden Türkiye'ye gümrük vergisiz ve kotasız girebiliyor. Bundan dolayı Türkiye'nin AB'ye yönelik tekstil ve konfeksiyon ihracatı miktar olarak artarken, birim fiyatları sürekli düşüyor. Ve yine bundan dolayı iç piyasada Çin'in, Hindistan'ın, Pakistan'ın tekstil ürünleri cirit atıyor. Peki, bu durum gümrük birliği anlaşmasına uyuyor mu?
Bu kritik soruyu, Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası Başkanı Halit Narin de soruyor ve ekliyor:
Son Güncelleme ( Çarşamba, 03 Ocak 2007 )
Devamını oku...
 
Nihayet 'TEK ÇATI' altında PDF Yazdır E-posta
Yazar TÜTSIS   
Pazartesi, 25 Aralık 2006
image-07a Türkiye'nin sosyal güvenlik sistemini kökünden değiştiren sosyal güvenlik reformunun en önemli adımlarından biri olan "tek çatı" nihayet gerçekleşti. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nın birleştirilmesiyle oluşturulan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ilk genel kurulunu 24 Kasım 2006 tarihinde yaparak yöneticilerini belirledi. 5'i kamu, 5'i de sivil toplum örgütlerinden seçilen SGK yönetimine Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası ikinci Başkanı Sadık Oğuz da TİSK'i temsilen girdi. Yeni yönetimin belirlenmesiyle birlikte SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı yönetim kurullarının yetkileri ve bu kurumların tüzel kişilikleri sona ermiş oldu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun çağrısı üzerine 24 Kasım 2006 tarihinde Ankara'da yapılan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) ilk genel kurulunda sivil toplum örgütleri 'özerklik' mesajı verdiler. SGK'nın bir kamu kurumu olarak görülmemesi gerektiğini ve şu andaki yapının siyasallaşmaya zemin hazırladığını ifade eden sivil toplum örgütlerinin temsilcileri sistemde hala eksik yapılar bulunduğuna değindiler. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, kurumun genel kurul delegeleri ve sosyal tarafların başkan ve yöneticilerinin katıldığı genel kurulda ilk konuşmayı SGK Genel Müdür Vekili Birol Aydemir yaptı. Aydemir konuşmasında sosyal güvenlik sistemindeki sıkıntının emeklilik düzenlemelerinden kaynaklandığını söyledi. Aydemir, bu yılın ağustos ayı itibariyle sosyal güvenlik kurumlarından 7.8 milyon kişinin emekli aylığı aldığını, aktif sigortalı sayısının 14 milyonda kaldığını belirtti. Aktif sigortalı sayısındaki düşüklüğünün kayıtdışı istihdamdan kaynaklandığını anlatan Aydemir, 11 milyondan fazla kişinin herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olmadan çalıştığını açıkladı.
Son Güncelleme ( Çarşamba, 03 Ocak 2007 )
Devamını oku...
 
Ak güvercin sonsuza uçtu PDF Yazdır E-posta
Yazar TÜTSIS   
Cuma, 24 Kasım 2006
Başında kasketi, elinde güvercini ile Türk siyaset tarihinin simge ismi haline gelen DSP'nin Onursal Başkanı Bülent Ecevit, 5 Kasım 2006'da hayata veda etti. 18 Mayıs 2006'da beyin kanaması teşhisiyle kaldırıldığı GATA'da 172 günlük yaşam mücadelesine yenik düşen Ecevit, 52 yıllık siyasi hayatında 5 kez iktidara geldi. Şair ve gazeteci kimliğiyle neredeyse 3 kuşağın tanıklık ettiği Ecevit'in 1954 yılında CHP Çankaya Ocağı'na kaydolarak atıldığı politik macerası çok hızlı bir yükselişle başladı. CHP'ye üye olmasından üç yıl sonra, 1957 seçimlerinde henüz 32 yaşındayken milletvekili seçildi. 36 yaşında ise bakan oldu. 1961 ve 1963 İnönü hükümetlerinin Çalışma Bakanı'ydı. Grev ve toplu sözleşme hakkı da bu dönemde geldi.
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 15 - 21 Toplam: 36