Tekstil İşveren Dergimiz
Editör'den
Bizden Haberler
Güncel
Ayın Konusu
Tekstilin Kaleleri
Gündem
Ekonomiye Bakış
AB Penceresinden
Araştırma
Euratex'den Haberler
Çerçeve Programı
Global Pazar
Ülke Raporu
Çevre
Tasarım Dünyası
Söyleşi
Seminer
Fuar
Üyelerimizden
English Summaries
Detaylı Arama
Hava Durumu
Zamana yolculuğun kenti: Kahire PDF Yazdır E-posta
DERGİ - Ülke Raporu
Yazar Haluk Işıkmen/Mısır-Kahire   
Çarşamba, 28 Haziran 2006
Doğu dünyasının mücevheri ve 1000 minareler kenti olarak adlandırılan Kahire geçmiş ve geleceğin kucaklaştığı, Afrika ve Ortadoğu'nun en büyük şehridir. Batı yakasında tarih içerisinde firavunlara ev sahipliği yapmış olan ve Memfis'ten piramitlere kadar uzanan Kahire, doğu yakasında 2000 yıllık İslam, Hıristiyan, Musevi din tarihinin de şahididir. Tarihteki bu önemini kucak açtığı karakterlerden de anlayabiliriz. Büyük İskender, Selahaddin Eyyubi, Yavuz Sultan Selim, Kavalalı Mehmet Ali Paşa bu örneklerin sadece birkaçıdır.
image-27aGünümüz Kahire'si gözünüze biraz karmaşık gelse de bu karmaşıklık şehre ayn bir hava ve ilginçlik katıyor. Bir yanda tarihe meydan okuyan piramitler ve diğer yanda Osmanlı'ya kadar uzanan eserleri ile gerçekten ilginç bir mozaiğe şahit olabiliyorsunuz. Kafalarında tepsiler üstünde ekmek satan satıcılar, sokakta bağrışan insanlar; sanki modern şehirciliğe direnircesine bu şehri bastan aşağı süsleyip günümüz Kahire'sine de damgasını vuruyor. Birçok edebiyatçı "1001 Gece Masallari'nın da burada; bu yaşayan sokaklarda ve caddelerde geçmiş olduğunun ortak fikrine sahiptirler. Şehir biryandan eski medeniyetlerine sahip çıkmaya çalışırken, diğer yandan modernleşme yolunda ilerlemenin ikilemindedir. Kahire kültür ve tarih turizmi açısından dünyada önemli bir yer tutmaktadır. Dünyanın dört bir yanından akın akın gelen ziyaretçiler, bu mistik kenti daha da güzelleştirmekte ve bu kültür mozaiğine katkıda bulunmaktadırlar.
Ülkemizden de yıl içerisinde birçok ziyaretçi hem ticari hem de turistik seyahatler gerçekleştirrnektedirler. Ancak Kahire'deki toz bulutu, genel kirlilik ve değişik baharat kokulan sizi özellikle kalınacak tesis açısından doğru tercih yapmaya yönlendirecektir. Oteliniz sizin "kurtarılmış bölgeniz" olacaktır. Her gün gezi sonrası dinlenebileceğiniz ve sakince lobinizde kendi standartlarınızla birer içki yudumlayabileceğiniz kaleniz...
En iyi tesisler ve oteller Kahire'yi iki yakaya ayıran Nil Nehri üzerindedir.
Havaalanına vardığınızda sizi ürküten garip bir his, daha sonra yavaş yavaş kendini sıcaklık samimiyet ve dost canlılığına bırakıyor. Şehre adım attığınızda Türk olduğunuzu belirttiğinizde alacağınız "Turkish? Hasan Şaş yavaş yavaş" cevabı yüzünüzü güldürse de seyahat süreniz boyunca sık sık tekrarlanacağı için zamanla can sıkıcı hal alıyor. Yoğun trafikten kendinizi yavaş yavaş şehrin göbeğine ve merkezine yönlendirirken insanların bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi sizi karşılıyor. Umarsızca çalan araba kornaları, kendini yolun ortasına atan at ve eşek arabaları günlük hayatın birer parçası. Kahire ilk bakışta gözünüze karışık gelse de şehrin ağırlık merkezinin Nil Nehrinin olduğunu fark etmeniz çok zaman almıyor. İlginç mistik ve karmaşık sokaklara kendinizi bırakmak isteseniz de hijyen olmayan ortam kendinizi tutmanız için en büyük engeliniz oluyor. Tabii ki 24 milyona yakın kişinin yaşadığı söylenen bir şehirde de çok farklı bir beklentide olmamanız gerek. Hatta ve hatta bazı binalara neredeyse 50 yıldır el sürülmemiş. Gelen değişik kültür akımları ve insanlar bile bu şehri ve ruhunu değiştirememiş ve bakirliğini kaybettirmemiştir.

Kahire Kalesi
Kahire'de nerede olursanız olun kafanızı kaldırıp yukarı, şehrin yüksek noktalarına baktığınızda gözünüze çarpacak olan ilk eser meşhur Kahire Kalesidir. Selahaddin Eyyubbi tarafından haçlı seferlerini engellemek amacı ile yaptırılan bu kale şehrin en önemli ve en yüksek noktasındadır. Kaleyi ziyaretiniz sırasında sadece kalenin kendisi ve içinde bulunan eserler değil, kalenin bulunduğu konum itibarı ile uçsuz bucaksız uzanan Kahi-re'yi, minarelerinden piramitlerine kadar ayaklarınızın altında görebilirsiniz. Kalenin içinde bulunan ve Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından yaptırılan cami ise görülmeye değer eserler arasındadır. Camiyi ziyaretinizde adeta zaman tüneline girmiş olup kendinizi bir anda 18. yüzyıl Osmanlı döneminde buluveriyorsunuz.Şehirde dolaşırken yolunuz mutlaka Midan El Tahrir meydanından geçecektir. Bu meydanı sakın herhangi bir meydan olarak nitelemeyin; çünkü Kahire'nin piramitlerden sonra turistler tarafından en çok ziyaret edilen noktası buradadır: Kahire Müzesi...
Müthiş antik Mısır medeniyetinin en güzel eserlerinin olduğu bu müze gerçekten sizi soluksuz bırakıp saatlerinizin su gibi akıp gitmesini sağlayacaktır. Piramitlerden çıkarılan mumyalar, heykeller, altın masklar ve daha birçok binlerce yıllık eseri görebilmeniz mümkün. Kahire Müzesi, Mısır'ın antik dünyasının kalbidir. Özellikle Tu-tankhamon'a ait olan bölüm bu medeniyetin ne kadar zamanın ötesinde olduğunu belgeler şekildedir.

Sır dünyası: Piramitler
Tabii ki Mısır denilince akla ilk gelen şeylerden biri de piramitlerdir. Dünyanın yedi harikasından günümüzde ayakta kalabilen tek eser olan piramitler, Kahire'nin batı tarafında kalmaktadır. Gize piramitlerin tahmini olarak M.Ö 3000 yıllarında eski krallık döneminde yapıldığı zannedilmekte.
Bunlar; Keops, Kefren ve Mikerinos piramitleridir ve isimlerini al-dıklan firavunlar tarafından yaptırılmıştır.
Gize piramitleri dünyanın en büyük piramitleridir. Bunlarla birlikte ve Mısır'da yüzlerce irili ufaklı piramit mevcuttur. Piramitler ile ilgili çeşitli matematiksel bulgular arasında ilginç olardan şunlar: Keops piramidinin yüksekliğinin 1 milyarla çarpımı yaklaşık olarak güneşle dünyamız arasındaki mesafeyi veriyor: 149.504.000 km....
Piramitlerin üzerinden geçen meridyen karaları ve denizleri tam iki eşit parçaya bölüyor. Keops Piramidinin taban çevresinin, yüksekliğinin 2 katına bölünmesi ise pi=3.14 sayısını veriyor. Piramitler hala yapımları esnasındaki gizi korumaktalar. işçilerin olağanüstü bir çabayla günde 10 metreküp taşı üst üste koyduklarını kabul edersek Keops piramidinde yer alan yaklaşık 2.5 milyon metreküp taş, 250.000 gün, yani yaklaşık 664 yılda yerleştirilebiliyor. Oysa piramitler 20 ila 30 yıl arasında bir sürede tamamlanmıştır...
Tam piramit bölgesinden ayrılırken sizi uğurlayan başka bir yapıt, Sfenksi göreceksiniz. Piramitleri hırsızlardan korumak amacı ile Kefren tarafından yaptırılan Sfenks, 70 metre uzunluğunda ve 30 metre yüksekliğindedir.
Burnu ve sakalı olmayan Sfenks 14. yüzyılda Memluklar tarafından top bataryalarına talim hedefi olarak kullanılmış ve ciddi biçimde zarar görmüştür.
Gece gündüz yaşayan bu şehre isim olarak tezat düşen "Ölüler Şehri" ise Kahire'nin en ilginç bölgelerindendir. Aslında hayatın gerçeklerini en doğru yansıtan bölge olarak da adlandırabiliriz. Eski Memluk mezarlığının üstüne kurulmuş olan bu yerleşim birimi zaman içerisinde insanların yaşadığı kocaman bir kent haline gelmiş ve insanlar eski mezarların üstünde umarsızca yaşam mücadelelerini verir olmuşlar. Ölümle yaşamın bu denli iç içe bulunduğu bu yerde yaklaşık 500 bin kişinin yaşadığı belirtiliyor.
Kendinizi çok yabana hissetmeyeceğiniz yerler de var Kahire'de. Alışveriş yapmak için en uygun yer olarak bilinen Han El Halil de bunlardan bir tanesidir. Kapalı Çarşı'yı andıran bu bölgede bakır eşyalardan tutun, Mısır papirüsüne kadar her şeyi alabilmeniz mümkün. Tabii ki pazarlık yapmayı ihmal etmeden...
Yorulduğunuzda ise bir kahvehanede oturup keyiflice Türk kahvesi içip nargilenizi tüttürebilirsiniz.
Havanın kararması ile şehrin tüm çirkinlikleri gecenin örtüsü altında kalınca Kahire apayn bir güzel oluveriyor. Nil Nehri üstünde binalardan yansıyan ışıkların dansı ve rengarenk süslenmiş Nil'deki gezi tekneleri şehri bambaşka bir atmosfere atıyor. Bu nehir teknelerinde hem gezebiliyor hem de yemek yiyebiliyorsunuz. Kahire ve Mısır'daki kültür mozaiği sadece yapıtlara ve binalara değil aynı zamanda bu şehrin mutfağına da yansımıştır. Arap, Afrika, İngiliz mutfağından tutun Osmanlı mutfağına değin uzanan ilginç bir yelpaze ile karşılaşmanız mümkündür.
Eserleri, ruhu, tarzı, kültürü ve insanları ile Kahire gerçekten yaşanılması ve görülmesi gereken kentlerden biridir. Dönüş yolculuğunda kafanızı koltuğunuza yasladığınızda keyifli yorgunluğunuzun dışında binlerce anıyı da bavulunuza koyduğunuzu fark edeceksiniz...
 
< Önceki   Sonraki >