| Yaman çelişki... |
|
|
|
| DERGİ - Editörden | |
| Yazar Editör | |
| Pazartesi, 31 Temmuz 2006 | |
Bu satırlarda birçok kez yazdık... TÜTSİS Başkanı Halit Narin de yıllardır uyardı, uyarmaya devam ediyor: İhracattaki başarıya rağmen ihracatın hammaddesini sağlayan imalat sanayi kolunda üretim düşüyor. Dahilde İşleme Rejimi (DİR) ve trafik sapması sonucu ithalat sürekli artıyor... Limana her yanaşan gemi bir fabrika kapatıyor... Türk işçisi, işsiz kalırken paramız Çin ve Pakistan'a gidiyor...Narin'in bu tespitleri bugün gelinen noktada bir kez daha rakamlarla da tescillenmiş durumda. Açıklanan rakamlara göre Dahilde İşleme Rejimi kapsamındaki ihracatın genel ihracat içindeki payı yüzde 50'leri geçti. Yani her 100 liralık ihracat için 50 liralık ithal girdi kullanılıyor. Oysa bu rakam AB ülkelerinde yüzde 3-7 arasında... Yine verilere göre Türkiye'de 10 yılda toplam 41 bin 560 adet dahilde işleme izin belgesi dağıtılmış. Yılda dağıtılan belge sayısı ise yarıya yakını tekstil olmak üzere 4-5 bin civarında. Bunlardan halen 5 bin 68 adedi hala kapatılmamış. 1896 adedi de "yakında kapatacağım" diye taahhütte bulunmuş. Yine AB'ye dönersek ortadaki yaman çelişki daha da bariz bir şekilde ortaya çıkıyor. Çünkü AB ülkelerinde tekstilde dağıtılan yıllık DİR belgesi sayısı 100'ü geçmiyor. Üstelik bu ülkeler, sadece kendi memleketlerinde üretilmeyen malların ithalatına izin veriyor. Gelen malların ise 2 ayda ihraç edilmesini şart koşuyor.
Oysa bizde bu şekilde gelen mallar 2 yıl içeride kalıyor. Sonra da ya ihraç ediliyor ya da sahte belgelerle ihraç edilmiş gösteriliyor.
Bugün artık Dahilde İşleme Rejimi yöntemiyle gelen malların boyutunun, Türk tekstil ve hazır giyim sektörünü nasıl tükettiği gün gibi ortada. Bunu rakamlar söylüyor. Ortada yaman bir çelişki var. Zaten milli sanayimizi yakan da bu yaman çelişki değil mi? Limana yanaşan gemiye masa başından "okey" verip, dahilde işleme rejimi ile mal getirenleri sonuna kadar takip etmezsek bu çelişki daha da artacak. Şüphesiz vergisini vermeden bir takım haksız kazanç yollarını denemek isteyenler her dönemde mutlaka olacaktır. Yeter ki kapıda uyanık duralım. Çünkü milyonlarca işçinin kaderini, gümrük kapısındakiler belirleyecek. Şayet kapıdaki araziye uyarsa yerli üretim daha da baltalanacak, işyerleri kapanmaya devam edecek. Böylece kapıya gelen Hint kumaşı da kefen bezi olarak içeride kalmaya devam edecek... |
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



Bu satırlarda birçok kez yazdık... TÜTSİS Başkanı Halit Narin de yıllardır uyardı, uyarmaya devam ediyor: İhracattaki başarıya rağmen ihracatın hammaddesini sağlayan imalat sanayi kolunda üretim düşüyor. Dahilde İşleme Rejimi (DİR) ve trafik sapması sonucu ithalat sürekli artıyor... Limana her yanaşan gemi bir fabrika kapatıyor... Türk işçisi, işsiz kalırken paramız Çin ve Pakistan'a gidiyor...