| Üretimin rengi! |
|
|
|
| DERGİ - Editörden | |
| Yazar Editör | |
| Cumartesi, 12 Ağustos 2006 | |
Tekstil ve hazır giyimde ithalatın faturası her yıl kabarıyor. Bu faturayı kesenler ise belli: Çinli Türkler... Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜTSİS) Başkanı Halit Narin'in, 2005 yılındaki Antalya seminerinde "Çinli Türkler" tabirini kullanarak anlatmaya çalıştığı durum, bugün maalesef üretimin rengini de değiştirmeye başladı...TÜSİAD-Koç Üniversitesi Ekonomik Araştırmalar Forumu'nun Zafer Yükseler ve Ercan Türkan'a yaptırdığı araştırma, bu konuda en son çarpıcı örnek olarak karşımıza çıkıyor. Araştırmaya göre imalat sanayisinde son 10 yılda ithalatın payı yüzde 33'ten yüzde 59'a çıkmış. Üstelik ithalatın geçmişte sadece yüzde 17'si Asya ülkelerinden yapılırken, bugün bu rakam yüzde 32'lere çıkmış durumda. Bu oran, giyim sektöründe yüzde 40'a, tekstilde ise yüzde 50'lere ulaşmış... Peki, bu ne demek: Narin'in deyimiyle bugün artık piyasada sadece Çinli Türkler değil, Asyalıların hemen hemen hepsi cirit atıyor. Sarı Çinliler, siyah Hintliler, koyu siyah Bangladeşliler, açık kahverengi Pakistanlılar... Fabrikalarımızda onların girdilerini kullanıyoruz. Üretime de onların rengi yansıyor. Yani aslında ürettiğimizin yarısını onlar üretiyor. Biz limana yanaşan her gemiyle bir fabrikanın kapısına kilit vururken, onlar gönderdikleri gemiyle yeni bir fabrika daha açıyor. Bizim işsizler ordumuza karşılık onlar, yeni işçi alıp "üretim ordusu"nu güçlendiriyorlar. Peki ne yapmalı?
Çözüm noktasında yıllardır söylenenler belli. Bu mallara yönelik gümrüklerde, ülke menfaatine göre muamele yapmak.
Bunun yöntemleri de belli. Gümrüklerde bu tür mallara dönük, sıkı denetim getirmek. Bu konuya geçen ayki sayımızda da dikkat çekmiştik. "Dahilde işleme izin belgeleriyle gelen mallar 2 yıl içerde kalıyor. Sonra da ya ihraç ediliyor ya da sahte belgelerle ihraç edilmiş gibi gösteriliyor. Aman dikkat gümrük kapılarında uyanık duralım" diye uyarmıştık. Şimdi devlete düşen görev vergisini vermeden haksız kazaç yollarına giren ithalatçıya vergi uygulamak. Tabii ki bu konuda Ankara'nın tutumu çok önemli. Siyasi karar gerektiren vergiyi, hükümet getirir mi bilinmez, ama Gümrük Müsteşar Vekili Mehmet Şahin, tekstildeki kaçağın önüne geçeceklerini söylüyor. Ancak Şahin yine de kaçakçılığın tam bitmeyeceğini belirtip, şöyle diyor: "Asgariye indirilecek. Keşke 'bitecek' desem. Kendim bile inanmam." |
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



Tekstil ve hazır giyimde ithalatın faturası her yıl kabarıyor. Bu faturayı kesenler ise belli: Çinli Türkler... Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜTSİS) Başkanı Halit Narin'in, 2005 yılındaki Antalya seminerinde "Çinli Türkler" tabirini kullanarak anlatmaya çalıştığı durum, bugün maalesef üretimin rengini de değiştirmeye başladı...