Tekstil İşveren Dergimiz
Editör'den
Bizden Haberler
Güncel
Ayın Konusu
Tekstilin Kaleleri
Gündem
Ekonomiye Bakış
AB Penceresinden
Araştırma
Euratex'den Haberler
Çerçeve Programı
Global Pazar
Ülke Raporu
Çevre
Tasarım Dünyası
Söyleşi
Seminer
Fuar
Üyelerimizden
English Summaries
Detaylı Arama
Hava Durumu
Tekstilde gerçek değerin altından beyana son vereceğiz PDF Yazdır E-posta
DERGİ - Söyleşi
Yazar Songül Selvi   
Çarşamba, 16 Ağustos 2006

Gümrük Müsteşar Vekili Mehmet Şahin, tekstilde haksız rekabeti önlemek için çalışma başlattıklarını açıkladı:

Gümrük Müsteşar Vekili Mehmet Şahin, gümrüklerde tekstil sektörüne yönelik denetimlerin sıkılaştırıldığını belirtirken, bu denetimlerle tekstildeki vergi kaçakçılığının önüne geçileceğini söyledi. Şahin, tekstilde haksız rekabeti önlemek üzere başlattıkları çalışmalar sonucu yıllık 3 ile 6 milyar dolar arasında ek vergi tahsilatı yapmayı hedeflediklerini söyledi.
Üretici firmalardan alacakları bilgiler doğrultusunda referans kıymet Üstelerinin belirleneceğini ve Gümrük Başmüdürlükleri'ne talimat verileceğini açıklayan Şahin, gerçek değerinin altında beyana son vereceklerini kaydetti. Şahin, Gümrük Kanunu'na göre beyanname usulsüzlükleri için 3 yıl, Amme Alacakları Kanunu'na göre ise 5 yıllık zaman aşımı olduğunu belirterek, "Bu çerçevede geçmişi de tarayacağız" dedi. Şahin'in sorularımıza yanıtları şöyle:
Gümrüklerde kaçak girişlere yönelik denetimler başlatıldı. Çin'den gelen ithal tekstil ürünleri nedeni ile can çekişen yerli üreticiyi korumak ve kaçak girişleri engellemek için gerçekleştirdiğiniz denetimleriniz nelerdir?
Denetimlerimizi artırmak için sendikalardan yardım alıp, detaylı bir listeyi göndermelerini istedim. Oluşturulacak yeni referans fiyat listesini hemen bilgisayar ortamına aktararak, taşra teşkilatlarına göndereceğiz ve denetimler hemen başlayacak. Elimizde tekstil mühendisi olmadığı için çoğu zaman denetimlerde zorlanıyoruz. Gümrüğe gelen bir tekstil ürünü, çok farklı bir ürün olarak beyan edildiğinde düşük vergiye tabii oluyor. Bu tür beyanname usulsüzlüklerine yapacağımız bu genel çalışmayla son vereceğiz. Bu denetimlerimiz sayesinde haksız rekabetin de önüne geçmiş oluyoruz. Gümrüklere hakim olduğunuz sürece geliriniz artar.
Yıllardır kangren haline gelen bu sorunlar, ne kadar bir zaman sürecinde sizin deyiminizle 'asgariye' indirilebilir?
Gümrüklerdeki sorunları tamamen çözmemiz mümkün değil. Bizim için yaz sezonundaki önceliklerimizden birisi de Kapıkule'den girecek gurbetçilerimiz. Onların mümkün olduğunca bekletilmeden bir an önce vatanına kavuşup hasret gidermesi, tatilini yapması bizim için moral kaynağı olacak. İşimizin içinde bir de bunlar eklenince sizin zaman zaman hata yapmanız adeta kaçınılmaz. Hatanızı sıfıra indiremezsiniz ama minimize edilmesi, sıfıra yaklaştrılması sizin fiziki sahalarınıza bağlı. Bilgisayarın hızından tutunuz eleman sayısının yeterliliğine kadar bir kısım ihtiyaçlar karşılanmış bile olsa şu anda bir çok alanda ihtiyaçlarımız var. Hatalar da bunlarla doğru orantılıdır. Bizim Türkiye'deki toplam personel sayımız Maliye Bakanlığı İstanbul personelinden azdır. 7 bin 800 personelimize merkezde çalışanlar da dahildir. Bu 7 bin 800 personel, şu anda 200 milyar dolar ithalat ve ihracat, aynı zamanda parasal karşılığı olmayan sınır kapılarından giriş çıkış ile ilgileniyor. Yolcu ve transit işlemleri ile birlikte gümrüklerin bugünkü hacmi 300 milyar dolardır. 300 milyar dolar civarındaki işlem hacmini bir bakanlığın, bir ilindeki personel sayısı ile yürütmeye çalışıyorsunuz. Bu durum, eksikliğe, aksaklığa ya da yetersizliğe mazeret anlamında asla değil ama bu bir haredir. Bütün bunları değerlendirdiğinizde, zaman zaman sorunlar oluyor. Günahkarım teşkilat olarak ama günahımın 50 katı itham edilmemeliyim. Bu haksızlık... Biz günahımızın 50 katı ile itham edilen, sevabımızın 50'de biri verilen bir kuruluşuz.
Gümrüklerin alt yapı sorununun giderilmesinin maliyeti nedir?
Gümrüklerde alt yapı ihtiyaçları olan personel, X-Ray cihazları gibi fiziki donanımların, kantarın hepsi hallolursa, kaçakçılık bitecek. Ama ne kadar zamanda bitecek? Şu anda gümrükteki bu yatırımların yapılmasına bağlı. Şu anda 143 tane gümrük müdürlüğümüz var. 143 giriş çıkışta 286 tane X-Ray'e ihtiyaç var. Bir X-Ray 2-2.5 milyon dolar civarında. Sırf 6 milyar dolar civarında X-Ray için ödenek lazım. Şu an 2 kapı bitmek üzere 3 kapıyı tamamlayacağımızı söyledik. Aşağı yukarı oradaki maliyetleri devlet olarak adım adım çözmek durumundayız. Sizin hepsini çözmeniz için, nerden baksanız 30 milyar dolar lazım. Bu bir öngörüdür, hesaplamaya dayanmıyor ama en az 30 milyar dolara ihtiyaç var.
TOBB tarafından yenilenen Türkiye-Irak arasındaki Habur Sınır Kapısı'na yönelik çalışmalar ne durumda?
Türkiye ve Irak arasındaki Habur sınır kapısı bitti bitiyor. Şimdi bizim gündemimizde TOBB ile birlikte yine Cilvegözü Gümrük Kapısı var. Sarp Sınır Kapısı da bitmek üzere. Eylül-ekim gibi öngördüğümüz süre belki bir iki ay sarkabilir. Fiziki yapılanmayı sıfırdan yapıyoruz. X- Ray cihazından kantarına, hizmet binasından sirkülasyona, aklınıza ne geliyorsa... Habur dışındaki kapılar da en geç 1.5 sene içinde bitmiş olacak.
Gümrüklerle ilgili yeniden yapılandırma sürecinin, gümrüklerin en büyük problemlerinden olan kaçakçılık sorununa nasıl bir etkisi olacak?
Gümrüklerde kaçakçılık, kayıtlı kaçakçılık diye bahsettiğimiz şekli ile olur. Bu nedir? Sigarayı getirirsiniz; sigaranın gerçek değeri 4 YTL 25 Ykr'dir. Siz bunu 3.5 milyon YTL'sini beyan edersiniz. Kalanının vergisi ödenmediği için matraha girmediğinden bu kayıtlı kaçakçılıktır. 2 karton getirirsiniz 1 karton beyan edersiniz bu da kayıtlı kaçakçılıktır. Burada iş bizim personelimize düşüyor. Biz şimdi referans kıymetler geliştirdik. Şu anda bizim yaklaşık 20 dalda taşra talimatları var: 'Şunların kıymetleri şudur kardeşim bu kıymetin altında beyanname tescili yapmayacaksınız'. Burada 'kaçakçılık bitecek mi?' sorusunun cevabı gümrükteki kaçakçılık ise en asgariye indirilecek. Keşke bitecek desem. Kendim bile inanmam.
Gümrüklerde 'çile' olarak tabir edilen ve büyük emek-para kaybına yol açan bekleme süreleri de bu yeni yapılanma çerçevesinde düşürülebilecek mi?
Habur sınır kapısında kuyruk zaman zaman olabiliyor. İki türlü kuyruk var. Biri Türkiye'den Irak'a giden kuyruk biri de Irak'tan Türkiye'ye uzanan kuyruk. Biliyorsunuz bizim Habur'da fiziki sahamız yetersizdi. Yetersizliğin kuyruğun olmasında katkısı oldu. Ama tek neden değildir. Ayrıca bizim X-Ray cihazlarımız yok. O bölgeyi biliyorsunuz; günde aşağı yukarı 3 bin civarında bir TIR sirkülasyonu var. 3 bin tanesinden 2 bin 999'u düzgün çıkar. Bir tanesinde zaman zaman yakalamalar olur. Uyuşturucu çıkar. O yüzden siz 'bir tanesine kal diğerleri geçsin' diyemeyeceğine göre arama yapılıyor. Arama için bir tane X-Ray cihazımız var. Seyyar olarak kullanıyoruz. Ve bununla risk analizi yapılıp arama yapılıyor. Ama altyapımızın eksikliği başarıyı azaltıyor. Benim orada iki tane X-Ray'im olacak. Bu X-Ray'de de donanımlı bilgisayar olacak. O zaman ben, hızımı artırırım. Habur'da kuyruk hiçbir zaman sıfır olmaz. Kapıların yenilenmesinin dışında biz kendi imkanlarımız ile şu anda 18 tane gümrük müdürlüğünü yeniledik. Tamamen yıkmadık ama hemen hemen sıfırdan yaptık. Arşiv ihtiyacından, iç mefruşat ihtiyacına hizmet binasının genişletilmesinden, teknolojik donanımına kadar tamamen kendi imkanlarımızla yeniledik. Yerine göre kendi bütçemizden, yerine göre Gümrük Vakfından kaynak aktardık. Yani sizin arşivciniz yok, bilgisayarınız eski, çalışma masanızı görünce asabınız bozuluyorsa, verim olmuyor.
Gümrüklerde muafiyet uygulamasından yararlanmak için 3 günlük bir sınırlama getirdiniz. Bu sınırlamayı getirmekteki amacınız neydi?
'Günübirlikçi' diye ifade ettiğimiz Kapıkule, Suriye, Irak, İran sınırında giriş ve çıkışta yolcu, muafiyet, hediyelik muafiyet listelerimiz var. Bu uygulama, dayanağını 2069 sayılı Kanun ve ilgili Bakanlar Kurulu kararından alıyor. Bunun gerekçesi de AB müktesebatı kapsamındaki uygulamalardan kaynaklanıyor. Diyelim ki 500 gram çayı getirebilirsiniz. 'Bunu getirdiğinizde sizden vergi, harç, fon almam, ithalat olmadığı için de gıda sertifikasını ön izin belgesini aramam. Tam muafiyet uygularım' diyoruz. Ama olaylar öyle bir aşamaya geldi ki, sırf bu işi meslek edinip günde lO'larca kez giriş çıkış yapan, bırakınız limitleri uymayı 3-5 katını getiren ve kendince haklı sebeplerle kolaydan fazla para kazanan kişiler işin tadını kaçırmaya başladılar. Öyle ki günlük giriş tonlarla ifade edilmeye başlandı. Bunun yansıması olarak içeride kendi kuruluşlarımızın mesela Çaykur ve Şeker Fabri-kası'nın kapasiteleri daralmaya başladı.
İstihdamda ve üretimde daralmaya neden oldu. İçerdeki üreticiler mağdur olmaya başladı ve içerdeki bu 10 kişi para kazanırken 10 bin kişi işsizliğe doğru gitti. Ülkenin vergi tahsilatında düşüşler olmaya başladı. Düzenleme yaptik. Sayın Başbakan ile yapılan müteakip toplantılarda konu gündeme getirildi. Kabul edildi. Nihayetinde 3 gün şartı konuldu. 'Sen bundan faydalanmak istiyorsan 3 gün gideceksin, kalacaksın o zaman getirebileceksin' dedik. Şu anda sırf böyle olduğundan son 3 aydır giriş çıkışlar yüzde 95 azaldı.
Bu ne anlama geliyor? İçeride Çaykur'un, şeker fabrikalarının ve o sektörde çalışan firmaların yeniden üretime başlamalarını sağlayacak. Çünkü talepler dışarıdan karşılanmayacak. İstihdam artışı olacak. Vergi alınacağından Hazine geliri artacak. Önemli bir adım.
Türkiye genelinde 299 free shop ve depolarına geniş kapsamlı denetimler başlatılmıştı. Free shoplara yönelik denetimlerin ardından sınırın üzerindeki satışlarda nasıl bir etki yarattı?
Denetimlerin ardından free shop'lara ilişkin bir düzenleme yaptık ve hazirandan itibaren faaliyete geçti. Biz free shop'ları elektronik ağla oradaki gümrük müdürlüğüne bağladık. Gümrük müdürlüğünü de başmüdürlük kanalıyla, müsteşarlığımıza bağladık. Yani ben geldim yolcuyum. Benim limitim 3 karton sigara, 5 viski.
Yaptığım alışveriş bilgisayara giriyor. Vatandaş bir de yan taraftaki free shop'a gidip oradan da alışveriş yapamayacak, orada da vergi muafiyeti var. Almaya çalışırsa, bilgisayarda görüleceği için sistem uyarı verecek. Free shop böyle bir uygulamaya izin verirse, onun ruhsatını iptal edeceğim.
Şu anda ben free shop'lan yüzde 100'e yakın elektronik ortamda takip edebiliyorum. Böylece kaçakçılığı azalttık. Kaçakçılığın bin tane dalı var. Kaçakçılığı yüzde 100 önlemek, X-Ray'leri-nizin, eleman sayısı ve bilgisayar sayısının artırılması ile olur.
Son Güncelleme ( Çarşamba, 16 Ağustos 2006 )
 
< Önceki   Sonraki >