| Tekstil ve biyoteknoloji |
|
|
|
| DERGİ - Çevre | |
| Yazar Tuba ILGAZ, Araştırma Görevlisi | |
| Salı, 19 Eylül 2006 | |
Tekstil ve hazır giyimde Avrupa tekstil ve hazır giyim sanayicilerini, araştırma, eğitim temsilcilerini, diğer ilgili alt sektör ve kamu yetkilerini bir araya getiren "Avrupa Teknoloji Platformu", hazırladığı Stratejik Araştırma Raporu ile Avrupa için anahtar sektör olarak değinilen tekstil sektöründe uzun vadeli sanayi vizyonu oluşturmayı, yenilik geliştirmeyi iletmeyi, rekabet edebilirliği geliştirmeyi hedeflemektedir.Rapor, kolektif senaryo geliştirme girişimi ve teknolojide yol haritası hazırlıklarının bir sonucu olup, 400 bireysel uzmanın 12 aylık çalışmasının bir ürünüdür. Raporun biyo-temelli materyaller ve çevre dostu tekstil uygulamaları bölümü uygulamaya ve geleceğe dönük bazı önemli ipuçları vermektedir.
Endüstriyel veya bilinen diğer adıyla beyaz biyoteknoloji, Avrupa Sürdürülebilir Kimya Teknoloji Platformu tarafından sadece kimya sektöründe değil, ona bağlı bir alt sektör olan tekstil sektöründe de yenilikçi ürün geliştirmeye en temel katkı sağlayıcısı olarak görülmektedir. İlgili araştırma raporunda, biyoteknolojinin tekstil ve hazır giyim sektöründe geleceğe dönük uygulamaları için üç temel alandan bahsedilmektedir.
Biyo-temelli ürünler:
Biyo-temelli ürünler eldeki çok sayıda materyalin yeni şekillerde ve alanlarda ampirik yöntemlerle denenmesinin sonucu olarak keşfedilmiştir. Fosil kaynaklar -kömür, petrol, gaz- kimyasal üretiminde hali hazırda dünyanın en temel enerji kaynakları ve temel hammaddeleri arasındadır. Geleneksel fosil yakıt hammaddelere alternatif ise biyokütledir.
- Tarımsal hammaddeler: Petrolle karşılaştırıldığında tarımsal hammaddelerin sağladığı temel avantajların başında ürün rekoltesi arttıkça ucuzlamaları gelmektedir. Biyokütlenin, geleneksel fosil yakıt ve petrokimyasallara alternatif oluşu ve tarımsal ürünlerin daha uygun kullanımı sayesinde, petrokimya hammaddelerine yöneliş azalmaktadır. Ayrıca, bu ürünlere olan bağımlılık azaldıkça ithalat da azalarak sanayiye ve ekonomisinin kendine yeterli olmasına katkıda bulunmaktadır.
Biyokütlenin kullanımına dair araştırmaların önceliklerini ise şunlar teşkil etmektedir: Fermentasyon ve başka bioprosesler kullanarak yeni tekstil iplikleri üretilmesi; enzimlerle kimyasal ve fiziksel yapısal modifikasyonlar kullanılarak biyomateryallerin özelliklerinin kontrolü; biyoaktif bileşenleri hareketsiz hale getiren akıllı yüzeyler ve kalıplar; biyo-komposit elyaf sağlamlaştırması ve biyo-reçine gibi tamamen parçalanabilir materyal üretimi; biyomedikal, tekstil ve teknik uygulamalarda istenen şekilde kullanılmaya hazır biyo-temelli materyaller üretimi. Biyoteknoloji: Sanayide biyoteknoloji, eko-verimliliği ile dikkat çekmektedir ve bu yönüyle daha az verimli kimyasal süreçleri elimine etme imkânı yaratmıştır. Enzimatik biyokatalistler, biyo-ağartma, biyo-apreleme, biyo-yıkama veya taşlanmış yıkama ve sentetik elyaf modifikasyonlarında daha yaygın yer edinmektedirler. Biyoteknoloji temelli yeni doğal elyaf uygulama prosesleri, yakın zamanda kullanılmaya başlanmıştır.
Bu alandaki öncelikli araştırma konuları şunlardır: Biyopolimerler ve biyokütlenin tekstilde yüzey modifikasyon ve kaplaması için yeni bir seçenek oluşturması; bi-yotemelli tekstil yardımcı maddeleri ve uygulamalarının (Avrupa Birliği'nin yeni Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrol Direktifi kapsamında) kullanımı ve tekstil üretim süreçlerinden kaynaklanan çevresel kirliliğin azaltılması; tekstil yüzeylerine enzimsel sistemler veya enzim (veya protein) aşılaması yapılması; Yeni elyafların teknolojik uygulamalarının geliştirilmesi için diğer biyoproseslerin kullanılması.
Çevre dostu üretim: Araştırmanın bu alanı gelecekte kullanılacak en iyi tekniklerin keşfedilmesi ve tekstil üretiminden kaynaklanan emisyonların elimine edilmesi, azaltılması veya değiştirilmesini kapsamaktadır. Üretim süreçlerinde sürdürülebilirlik, bu araştırmada da belirtildiği gibi günümüzde verimlilik ve artan kalite anlayışı kadar önem arz eder duruma gelmiştir. İlaveten, bu tür teknolojik uygulamalar sadece verimlilikte ve kalitede iyileşme yaratmakla kalmayıp, üretim maliyetlerinin azaltılmasına katkıda bulunmaktadır. Çevre alanında öncelikli araştırma konulan arasında şunlar sayılabilir: Teknolojik ve çevresel parametreleri birleştiren süreçleri on-line izlemeyi mümkün kılan entegrasyon; eko-verimlilik adına su ve enerjiyi daha verimli kullanmaya yarayan alternatif proses ve uygulamalar; tekstil atığının (kullanılmış tekstil ürünlerinin) biyokütle kaynağı olarak kullanılması; doğal elyaf ve üretiminin etkili geliştirilmesi.Yapılan çalışmaların buluştuğu bir diğer önemli alan ise yeni ürün ve teknolojilerin tekstil alanında uygulamaları sonucunda ortaya çıkan tekstil ürünlerinin yaşam döngüsüdür. Entegre kalite yönetimi yaklaşımı test metotları, sertifikasyon, tekstil ürünleri denetimi, üretim kontrolü, üretim süreçlerinin ve tekstilin özelliklerinin sayısal simülasyonu, yüksek performanslı tekstiller için akredite test yöntemleri ile bakım ve kullanım için en uygun yöntemleri içermektedir. Oluşturulmaya çalışılan bu yaklaşım, ürünün dizayn aşamasından, üretim geliştirmeye, dağıtım, kullanım ve geri dönüşüm veya bertarafına kadar uzanmaktadır. Araştırmacılar, tekstil ürünlerinin atık yönetimi ve geri dönüşümü konusunda yeni çözümlere ihtiyaç olduğundan hareketle, hem bu konuya hem de ürünün kullanım döngüsü boyunca kaliteyi yakalamasına odaklanmışlardır. Bunun sağlanmasında anahtar rol ise tekstil ve hazır giyim sektörlerinin ve ilgili diğer sektörlerin uyumlu işbirliğidir. |
|
| Son Güncelleme ( Salı, 19 Eylül 2006 ) | |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



Tekstil ve hazır giyimde Avrupa tekstil ve hazır giyim sanayicilerini, araştırma, eğitim temsilcilerini, diğer ilgili alt sektör ve kamu yetkilerini bir araya getiren "Avrupa Teknoloji Platformu", hazırladığı Stratejik Araştırma Raporu ile Avrupa için anahtar sektör olarak değinilen tekstil sektöründe uzun vadeli sanayi vizyonu oluşturmayı, yenilik geliştirmeyi iletmeyi, rekabet edebilirliği geliştirmeyi hedeflemektedir.