Tekstil İşveren Dergimiz
Editör'den
Bizden Haberler
Güncel
Ayın Konusu
Tekstilin Kaleleri
Gündem
Ekonomiye Bakış
AB Penceresinden
Araştırma
Euratex'den Haberler
Çerçeve Programı
Global Pazar
Ülke Raporu
Çevre
Tasarım Dünyası
Söyleşi
Seminer
Fuar
Üyelerimizden
English Summaries
Detaylı Arama
Hava Durumu
İş yaşamında başarının sırrı saygı ve sevgidir PDF Yazdır E-posta
DERGİ - Söyleşi
Yazar TÜTSIS   
Pazartesi, 25 Aralık 2006
image-06aSendikamız Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin, iş yaşamındaki kilit isimleri ve başanlı biri olmanın püf noktalarını anlattı: 
Sendikamız Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin, yaşamında örnek aldığı birçok değerli insan olduğunu ancak ilk sırayı babası Nurullah Narin ile Atatürk'ün aldığını söyledi. Narin çalışma yaşamında sabrederek düşünüp karar vermenin kendisi için büyük bir düstur olduğunu da belirterek, başarının temelinde saygı ve sevginin önemli bir yer teşkil ettiğini kaydetti. Narin'in iş ve çalışma hayatına dönük sorulara verdiği yanıtlar şöyle:
Hayatta en çok etkilendiğiniz, iş hayatınızda örnek aldığınız kişi kim?
İnsanın hayatta bir kişinin tesiri altında kalması mümkün değil. Doğru olan kendini geliştirebilmesi için farklı insanların taraflarını alarak, oradan kendine has bir şey çıkarabilmesidir. Fatih Sultan Mehmet'ten ders alırsın, Yıldırım Beyazıt'tan, tarih hocasından ve tabii Atatürk'ten de ders alırsın. Sadece Yavuz Sultan Selim'i severim, yaptığı işlerden dolayı onu örnek aldım demek doğru olmaz. Atatürk'ün geçmişini biliyoruz, tarihimizi biliyoruz, İnönü'yü biliyoruz, Celal Bayar'ı biliyoruz, Menderes'i biliyoruz. En önemlisi icraatlarını ve sonuçlarını biliyoruz. Bu isimlerin hepsinin verdiği, örnek alınması gereken damlalar ve parçalar var. Babam, dedelerim ve çalıştığım siyasi insanlar var. Yani bana örnek olacak çok değerli isimler var.
Ancak 'en çok beraber olduğun ve beraber çalıştığın kimdir' sorusunun yanıtı tabii ki babamdır. Babam Nurullah Narin çok değerli bir iş adamı, sanayici, müteşebbis, vatansever, milletine ve bayrağına düşkün bir insandı. Tabii ki her şeyiyle babamdan örnek aldım diyemem ancak iş hayatı boyunca birçok özelliğinden etkilendim. Bir de insanın kendisini belli bir şekle sokması da doğru değil. Ayrıca ben, bir insanın bana göstermiş olduğu yoldan giden belli bir kişilik hiçbir zaman olmadım. Hepsinin iyi ve değerli gördüğüm taraflarını aldım ve ona göre de kendime farklı bir yol çizdim. Tüm saydığım değerli bu isimler arasında ilk sırayı babam Nurullah Narin ve Atatürk alıyor.
Peki babanızın en önemli özellikleri neydi?
Babam, hadiselerin tesiri altında kalmayan çok dürüst, net değerlendirme yapabilen bir insandı. Bu özelliği de benim yaşamımda büyük rol oynamıştır. Aynı babam gibi ben de hadiseler karşısında heyecanlanıp, moral bozucu yaklaşımlardan her zaman kaçarım. Olaylara her zaman tepeden bakmaya çalışırım. Ünlü şair Nesimi'nin dediği gibi "Kah çıkarım gökyüzüne seyrederim alemi, kah inerim yeryüzüne seyreder alem beni" sözleri babamın ve benim olaylara yaklaşımımızı çok güzel ifade ediyor. Hadise üstüme geldikçe, ben ondan geri kaçarım. Geri kaçmamın nedeni de yukarıdan olaylara detaylı bir şekilde bakarak net bir şekilde değerlendirme yapmam içindir. Sabretmek ve düşünüp karar vermek benim için büyük bir düsturdur. Bu tecrübeleri, bu eğitimi bana babamın yaşamı, babamla beraber çalışmam kazandırmıştır.
Sizi iş hayatında kim nasıl keşfetti? Detaylı bir şekilde anlatır mısınız?
İş hayatına babam Nurullah Narin'le başladım. İlk iş deneyimim babamın yanında 1938 senesinde olmuştur. Okuldan sonra babamın yanına giderdim. Çalışmamın karşılığında da günde 5 kuruş para kazanırdım. Daha sonra lisedeyken,  1947-1948 senesiydi, rahmetli dayımla birlikte bana el örme yünü işi açmıştı. Ardından İngiltere'den tahsilden döndüğüm 1954 senesinde ise profesyonel iş hayatına beraber girdik ve devam ettik. 1977 yılında vefat eden babam çok nadir yetişmiş herkesin saygı duyduğu derin bir insandı.
Babanız ile ilgili anlatabileceğiniz ilginç bir anekdot var mı?
Babamın hiç sevmediği şey borçlanarak iş yapmaktı. Halbuki benim düşüncem geleceğin kazanayla, bugün yatırım yapmaktı. Hatta o dönem rahmetli Turgut Özal, Çerkezköy'deki fabrikamıza giderek şöyle demiş: "Halit bir yandan borç sıkıntısı içinde ama buraya üç tane İnönü Stadı sığacak büyüklükte fabrika kurmuş." Babam da o dönem bana çok sinirlenmişti.
Parayla iş yapmanın çok önemli olmadığını düşünüyorum. Çünkü müteşebbis demek teşebbüs gücünü kullanan, parayı kazanayla temin ederek borcunu ödeyen   ve   yatırım   yapan adamdır. Ancak ülkemizde farklı dönemlerde yaşanan çeşitli hadiselerde şanssızlıklarımız oldu. Bunu da telafi etmek üzere var gücümüzle çalıştık ve başarıya ulaştık.
Başarılı bir iş adamı olmanızı nasıl ifade edersiniz?
Başarının temelinde insan yatar. İnsan demek sevgi demektir. Gelir düzeyi veya mevki bakımından farklı olan insanlara yaklaşımım farklı olamaz. Herkese olması gereken şekilde yaklaşırım ve hiç ayrım yapmam. Başarının temelinde sevgi ve saygının önemli bir yer teşkil ettiğini düşünüyorum. Kırmadan çalışmayı, severek ve gülerek düzen kurmayı seven bir özelliğim var. Bu da ardından başarıyı getiriyor sanırım. Başarıyı getiren yolda ailenin rolü de çok büyük. Ben de çocuklarımla birlikte, her zaman yaptığım işin en iyisi olmaya ve başarılı olmaya çalışıyorum. İddia sahibi değilim ama inatçı ve gayretli bir insanım.
Son Güncelleme ( Çarşamba, 03 Ocak 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >