Tekstil İşveren Dergimiz
Editör'den
Bizden Haberler
Güncel
Ayın Konusu
Tekstilin Kaleleri
Gündem
Ekonomiye Bakış
AB Penceresinden
Araştırma
Euratex'den Haberler
Çerçeve Programı
Global Pazar
Ülke Raporu
Çevre
Tasarım Dünyası
Söyleşi
Seminer
Fuar
Üyelerimizden
English Summaries
Detaylı Arama
Hava Durumu
Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci: PDF Yazdır E-posta
DERGİ - Tekstilin Kaleleri
Yazar Şahin POLAT/DENİZLİ   
Çarşamba, 14 Mart 2007

"Çin'den şikayet etmeyelim Çin'i kendi içimizde yaratıyoruz"

image-32aDenizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci, Teşvik Yasası'nın yarattığı olumsuz rekabetten yakınarak "Çin'den şikayet etmeye gerek yok, Çin'i kendi içimizde yaratıyoruz. Komşumuz Uşak'ta tekstil üretimi daha düşük maliyetle yapılabiliyor. Bence bölgesel veya sektörel teşvik uygulamasına geçilmeli" dedi. Hükümetin Denizli'de tekstili gözardı etmemesi gerektiğini belirten Keçeci, tekstil için "demode oldu" tanımı yapılmasına da karşı çıkarak 'Yüksek oranda istihdam sağlayan bir sektörden vazgeçmek asla mümkün değil" dedi. Keçeci'nin Denizli ekonomisi ve tekstil sektörüne dönük sorularımıza yanıtları şöyle:
Denizli tekstilinin bugününü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Denizli Türkiye'nin tekstil merkezi konumunda. Denizli ihracatı içinde tekstilin payı yüzde 64. Denizli'den yılda 1.2 milyar dolarlık tekstil ihracatı gerçekleştiriliyor. Denizlili tekstilciler şu anda yüzde 75 kapasite kullanımı ile üretimlerini sürdürüyorlar. Üretim ve ihracat her geçen gün artıyor.
Denizlili tekstilci neden mutsuz?
İhracat ve üretim artmasına rağmen tekstilde kazançlar, kar oranları düştü. Bunun en önemlisebebi de YTL'nin döviz karşısında değerli olması, istihdamın üzerindeki yükler, yüksek enerji fiyatları, Teşvik Yasası'ndan kaynaklanan haksız rekabet koşulları nedeniyle tekstilci artık zor dayanıyor. Bugünkü rakamlarla ihracatçı zarar etmeye devam ediyor. Firmaların dayanma gücünün sonuna yaklaştığını görüyoruz.
Denizli tekstil ürünlerini nerelere ihraç ediliyor?
Denizli'de üretilen ev tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin 25 ayrı ülkeye ihraç edildiğini gözlemliyoruz, ihracatın yüzde 58'i Avrupa Birliği üyesi ülkelere, yüzde 18'i ABDye ve kalan yüzde 24'ü de diğer dünya ülkelerine yapılıyor.
Tekstil ihracatçısını rahatlatmak için ne gibi düzenlemeler yapılabilir?
Öncelikle Teşvik Yasası yeniden düzenlenmeli. Çin'den şikayet etmeye gerek yok, Çin'i kendi içimizde yaratıyoruz. Komşumuz Uşakta tekstil üretimi daha düşük maliyetle yapılabiliyor. Bence bölgesel veya sektörel teşvik uygulamasına geçilmeli. Örneğin Yatağan'da bıçakçılık, Yeşilyuva'da ayakkabıcılık desteklenmeli. Ayrıca 50 ve üzerinde işyeri çalıştıran firmalar için avukat, doktor, mühendis, özürlü ve sabıkalı işçi çalıştırma gibi zorunluluklar var. Bu nedenle küçük ölçekli firmalar işçi sayısında 49'da kalıyor. Daha fazla işçi gerekiyorsa kayıtdışı çalıştırıyor. Bu yasal zorunluluklar ya tamamen kaldırılmalı ya da 100'ün üzerinde işçi çalıştıran firmalara getirilmeli. Böyle olursa sigortalı işçi sayısında ciddi artış görülecektir.
Olumsuz koşullar nedeniyle Denizli tekstilden vazgeçebilir mi?
Denizli'de toplam istihdamın yüzde 35'i tekstil sektöründe çalışıyor. Bu oranda yüksek istihdam sağlayan bir sektörden vazgeçmek mümkün değil.
Hükümetin Denizli tekstilini gözardı etmemesi lazım. Bu arada, 2004 Aralık ayında Denizli'de 128 bin 627 kişi çalışırken Aralık 2006'da bu sayının 151 bin 926'ya çıktığı görülüyor. Buna karşın Aralık 2004'de tekstil sektöründe 55 bin 238 olan çalışan sayısı 2006 aralık ayında 53 bin 485'e düşmüş. Bu bir yandan tekstil sektöründeki sıkıntıyı gösteriyor. Diğer yandan tekstil firmalarının verimlilik çalışmalarıyla, daha az işçiyle aynı işi yaptığını gözler önüne seriyor.
Denizli'de tekstil sektöründe yatırımlar sürüyor mu?
Olumsuz koşullar nedeniyle Denizli'de tekstil sektöründe yeni yatırım yok. Ancak firmalar rekabet avantajlarını koruyabilmek için teknolojiye yönelik yatırımlarını sürdürüyorlar.
Denizli'de tekstile alternatif olarak hangi sektörlere yatırım göze çarpıyor?
Özellikle jeotermal enerji, seracılık, SPA yatırımları konusunda ciddi hazırlıklar görüyoruz. Sarayköy'ün tarım bölgesi ilan edilmesi de önemli bir avantaj. Ancak yatırımcılar harekete geçmek için Jeotermal Yasası'nın Meclisten çıkmasını bekliyor. Halen jeotermal kaynaklar kanunen devlete ait yeraltı zenginlikleri olarak kabul ediliyor ve bu kaynakların özel sektör tarafından değerlendirilmesi için yasal düzenlemenin gerçekleşmesi gerekiyor.
Denizli'de tekstil dışındaki sektörlerin gelişimini nasıl buluyorsunuz?
Denizli'de tekstilden sonra ikinci büyük sektör elektrolitik bakır ve kablo sektörü. Bu sektör hızla büyüyor. Bunun ilk sebebi hükümetin enerji kablolarını yer üstünden yeraltına alınmasına yönelik çalışmalarıdır. Sonra Irak pazarı başta olmak üzere Ortadoğu, Türk Cumhuriyetleri ve Avrupa pazarlarında da bu alanda önemli ihtiyaç olması nedeniyle sektör hızla gelişiyor. Denizli'den yılda 660 milyon dolarlık elektrolitik bakır ve kablo ihracatı yapılıyor. Denizli'nin üçüncü sektörü olan mermer sektöründe yatırımların biraz yavaşladığını görüyoruz. Denizli'den Amerika ve Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere dünyanın dört yanına mermer ihracatı gerçekleştiriliyor.
Son Güncelleme ( Salı, 21 Ağustos 2007 )
 
< Önceki