Tekstil İşveren Dergimiz
Editör'den
Bizden Haberler
Güncel
Ayın Konusu
Tekstilin Kaleleri
Gündem
Ekonomiye Bakış
AB Penceresinden
Araştırma
Euratex'den Haberler
Çerçeve Programı
Global Pazar
Ülke Raporu
Çevre
Tasarım Dünyası
Söyleşi
Seminer
Fuar
Üyelerimizden
English Summaries
Detaylı Arama
Hava Durumu
Tekstil sektöründe 50 ve 80 sorunu PDF Yazdır E-posta
DERGİ - Araştırma
Yazar Prof. Dr. Şükrü KIZILOT Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü Başkanı   
Cumartesi, 28 Nisan 2007
Başlıktaki 50 ve 80 sorununu okuyunca, "Bu da hangi sorunmuş, yoksa bilmediğimiz bir sorun mu var?" diye düşüneceğinizi tahmin ediyorum.
Haklısınız...
50 ve 80 deyince, olay net olarak anlaşılmıyor. Ancak, biraz sonra ayrıntılarını anlatınca, 50 ve 80 sorununun, yabancısı olmadığınızı fark edeceksiniz.
Buradaki 50 sorunu, 49 işçi çalıştırıldığında yaşanmayan sorunların ve ilave mali yükümlülüklerin, bir işçi fazlasında yani 50 işçi çalıştırılması durumunda ortaya çıkmasıyla ilgili...
80'e gelince, o da istihdam üzerindeki vergi, sigorta primi ve kıdem tazminatı yükü ile ilgili...
Aslında, bu sorunlar tek başına tekstil sektörünün değil, tüm sektörlerin sorunu. Ancak, tekstil sektörü bir süredir çok ciddi sorunlar yaşadığı için, bu sektörü biraz daha yakından ilgilendiriyor.
Aşağıda, 50 ve 80 sorunu, ayrı başlıklar altında açıklanmaya çalışılmıştır.
50 SORUNU VE ETKİLERİ
Bir süre önce, İstanbul'da tekstil işi ile uğraşan bir tanıdığımın binasına gittim. Kendisine; "Sizde toplam kaç kişi çalışıyor?" diye sorduğumda, yaklaşık 250 kişi dedi. Ardından da tebessüm ederek devam etti;
"Yalnız Hocam, bizim grupta, hiçbir şirkette 49 kişiden fazla çalışmaz."
Meraklı gözlerle kendisine baktığımı görünce, açıklama yapma gereği duydu;
"İşçi sayısı 49'u aşarsa, hemen yeni bir şirket kurarız. İşçileri de o şirkette işe başlatırız. Ancak, hiçbir şirketimizde, 49'dan fazla çalışan yoktur!.."
Nasıl ilginç değil mi?
Holdinge bağlı çok sayıda şirket var. Hatta şirketlerin hepsi aynı binada. Her şirkete, çalışanların sayısı bakımından göz attığımızda 30-40, en fazla da 49 işçi çalışıyor.
Dayanamayıp sordum: "Niçin 49 işçi?"
"Hocam biliyorsunuz, 50 ve daha fazla işçi çalıştırdığınızda, durum değişiyor ve işçi sayısına bağlı yükümlülükler başlıyor."
Olay anlaşılmıştı. İnce bir hesap vardı. Bilmeyenler için açıklayalım:
Aynı il sınırlan içinde 50 ve daha fazla işçi istihdam eden işverenin, aşağıdaki yükümlülükleri vardı.

TERÖR MAĞDURU ÇALIŞTIRMAK
Aynı il sınırları içinde 50 ve daha fazla işçi istihdam eden işverenin, yüzde 2 oranında "terör mağduru" çalıştırması gerekiyor. Aksi halde, istihdam etmediği her terör mağduru için; her ay asgari ücretin 10 katı yani 5.625 YTL idari para cezası uygulanıyor (3713 sayılı Yasa Ek Md. 1). Buna göre, terör mağduru 2 kişi çalıştırmayan işverene, yılda 135.000 YTL ceza uygulanıyor.

ÖZÜRLÜ VE ESKİ HÜKÜMLÜ
Aynı il sınırları içinde, 50 ve daha fazla işçi çalıştıran işverenin, yüzde 3 özürlü ve yüzde 1 eski hükümlü istihdam etme zorunluluğu var. (Hesaplamada, yarım ve üzeri tama dönüştürülecek). Özürlü ve hükümlü istihdam etmeyen işverene, her özürlü ve eski hükümlü için, her ay 1.266 YTL idari para cezası kesiliyor (4857 sayılı Yasa Md. 30 ve 101). Buna göre, 3 özürlü ve bir eski hükümlü çalıştırmayan işverene ayda 5.064 yılda da 60.768 YTL idari para cezası uygulanacak.

İŞYERİ HEKİMİ
Aynı il sınırları içinde, 50 ve üzerinde işçi çalıştıran işverenlerin, işyerinde "işyeri hekimi" istihdam etmeleri gerekiyor. İstihdam etmeyenlere 844 YTL idari para cezası kesiliyor (4857 sayılı Yasa Md. 81 ve 105).

İŞGÜVENLİĞİ GÖREVLİSİ
50 ve üzerinde işçi çalıştıran işverenlerin, işyerinde iş güvenliği ile görevli mühendis ya da teknik eleman istihdam etmeleri gerekiyor. Buna uymayanlara 844 YTL idari para cezası uygulanıyor (4857 sayılı Yasa Md. 82 ve 105).

TÜKETİM KOOPERATİFİ
İş Kanunu'nda, işyerlerinde 150 ve daha fazla işçi çalıştırılması halinde, işçilerin ve ailelerinin gerekli ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla işçiler tarafından kurulacak tüketim kooperatiflerine, işverenlerce yer tahsisi yapılma yükümlülüğü öngörülüyor (4857 sayılı Kanun Md. 115).

EMZİRME ODASI VE KREŞ
100-150 kadın işçi çalıştıran işverenlerin "emzirme odası" kurması, 150'den çok kadın işçi çalıştıran işverenlerin ise, "kreş" açmalan gerekmektedir. Bu yükümlülüklere uymayanlar hakkında 844 YTL idari para cezası öngörülüyor (4857 sayılı Kanun Md 88 ve 105).

İŞÇİ ÇIKARMA YASAĞI
30 ve üzerinde işçi çalıştıran işverenler, kıdem ve ihbar tazminatlarını ödese bile, geçerli sebep göstermeden işçiyi işten çıkaramaz. Çıkardığı takdirde, mahkeme işe iade eder. Buna rağmen işçiyi çalıştırmazsa, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat öder. Aynca mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklan da ödenir (4857 sayılı Yasa Md. 21).
Görüldüğü gibi, çok sayıda işçi çalıştıranın, çeşitli yükümlülükleri ve cezası var. Yükümlülükler yukanda belirtilenlerle sınırlı değil. 500'den fazla memur ve işçi çalıştıran kuruluşlar ve fabrikalar, spor tesisleri yapmak ve antrenör tutmak zorundalar.
İstihdam üzerindeki yüklerin, çok yüksek olması, yeni bir olay değil. Yılların sorunu...
Bu konu ne zaman gündeme gelse, yetkililer, yüklerin fazlalığını kabul ediyor ve en kısa zamanda indirileceğini açıklıyorlar. Ancak, dişe dokunur bir değişiklik olmuyor.
Merak edenler için, "kesintiler toplamının, net ücrete oranı" yönüyle, son durum; AB'nin "zenginler grubu" 15'ler ve OECD ortalaması da belirtilerek, şimdiye kadar ilk kez yayınlanan aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
Tablonun incelenmesinden de fark edileceği gibi, Türkiye'de, net ücretin yüzde 74'ü civarında vergi ve prim yükü var. Buradaki yüzde 74, asgari ücret değil ortalama bir ücret esas alınarak hesaplanan yüktür.
1_0015 
Bakıyoruz, kesintilerin, net ücrete oranı bakımından AB 15 ortalaması, yüzde 46,2 OECD ortalaması ise yüzde 38,3. Bu oran, kesintilerin brüt ücrete oram bakımından AB 15 ortalaması olarak; yüzde 31,6, OECD ortalaması olarak da yüzde 27,7.
Yukarıda yer verdiğim, "49 işçiden fazla çalıştırmıyoruz" sözünü okuyan birçok işverenin "Evet biz de öyle yapıyoruz" diyeceğini tahmin ediyorum.
Türkiye istihdam üzerindeki yükler bakımından, bir dünya rekoruna sahip. Örnek vermek gerekirse, net asgari ücretin yüzde 70'i oranında yük var. Bu oran, kıdem tazminatı yükü dahil edildiğinde, yüzde 80'i buluyor. Bazı iş kollarında, oran daha yüksek oluyor. Buna ek olarak, fazla işçi çalıştıranın, ilave bazı yükümlülüklerle adeta cezalandırılması, işsizlik oranının yüksek olduğu ve bir türlü gerilemediği ülkemizde, istihdam yaratılmasını engelliyor. Çalışanların da yüzde 52'si "kayıtdışı istihdam" ediliyor. Aslında, yapılması gereken yapılanın tam tersi. Bir işyerinde çalıştırılanların sayısı arttıkça, istihdam üzerindeki prim ve vergi yükünün, kademeli olarak indirilmesi gerekiyor. 
 
80 SORUNU VE ETKİLERİ
Asgari ücretle ilgili tablonun incelenmesinden de fark edileceği gibi;
-   Net asgari ücret 403,02 YTL
-   İşçiden kesilenler   159,48 YTL
- İşverenin ödediği    120,94 YTL
- İşçi ve işveren ödemesi 280,42 YTL
Bu duruma göre, net asgari ücretin (280,42 / 403,02 =) % 70'i oranında kesinti var.
Yüzde 70'lik bu oran, bir dünya rekoru!..
Kesintilere, brüt asgari ücrete olan oranı yönüyle baktığımızda (280,42 / 562,50 =) brüt ücretin yüzde 50'si kadar bir kesinti olduğu göze çarpıyor. Kesinti oranı, bu yönüyle de dünya rekoru!..
Yukarıda da belirttiğimiz gibi, istihdam üzerindeki yükler bakımından, Dünya rekoru Türkiye'de!..
1-  Şu anda asgari ücretin brüt tutan 562,50 YTL
2- Asgari ücretliden vergi ve sigorta primi olarak, 159,48 YTL kesiliyor.
3-  Asgari ücretlinin eline net 403.02 YTL ücret geçiyor.
4- Asgari ücretli için işverenin ödediği primlerin tutan 120.94 YTL
5- Asgari ücret nedeniyle toplam kesinti (2 + 4) 280.42 YTL
6- Asgari ücretlinin yıllık kıdem tazminatının bir aylık ücretine isabet eden kısmı 46.87 YTL
7- Toplam kesinti + aylık kıdem tazminatı yükü (5 + 6) 327.29 YTL
Buna göre;
-  Kesintilerin (aylık kıdem tazminatı yükü dahil), net ücrete oranı (7/3'ü) yüzde 81
-  Kesintilerin (aylık kıdem tazminatı yükü hariç), net ücrete oram (5/3'ü) yüzde 70
-  Kesintilerin brüt ücrete oram (5/1) yüzde 50
Yukarıdaki oranlar, bırakın AB ya da OECD ülkelerini, Dünya'da bile rekor!..
İstihdam üzerindeki yük "kayıtdışı istihdamı" körüklüyor. Türk-İş'in araştırmalarına göre, istihdam edilenlerin yüzde 53'ü kayıtdışı ve sayısı da 5.7 milyon kişi. Asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada Türk-İş tarafından 18 milyar YTL (18 katrilyon TL) yıllık vergi ve prim kaybı hesaplanmış. Bu da 2006 yılı bütçe açığı hedefinin üstünde.
İstihdam edilenlerin, yarısından fazlasının ücreti, asgari ücret üzerinden gösteriliyor. Buna göre, gerçek ücret-asgari ücretinden doğan kayıp, sigortasız yabancı işçi istihdamı ile birlikte 25 milyar YTL'yi buluyor. Bu da 2006 yılı için ilan edilen bütçe açığının 6 katına yakın.
1_0016
İSTİHDAM ÜZERİNDEKİ YÜK AZALIYOR
Ücretlilerden; Gelir Vergisi (Yüzde 15-35), SSK primi (İşçi hissesi yüzde 14, işveren hissesi 19,5-22) ve İşsizlik sigortası primi (İşçiden yüzde 1, işverenden yüzde 2) kesintileri yapılıyor.1 Ocak 2008 tarihinden itibaren, "Asgari geçim indirimi" uygulaması başlayınca; 
-  Asgari ücretin, brüt tutarının yansı, vergi dışı olacak.
- Eşi çalışmayan ücretlide yüzde 60'ı vergi dışı olacak. Bu tutar; bir çocukluda yüzde 67,5, iki çocukluda yüzde 75 olacak. İki çocuktan sonra her çocuk için 5 puan eklenecek.
Değişik ücret gruplarına göre, kesintilerin net ücrete oranları, tabloda gösterilmiştir.
1_0016a
Tablonun incelenmesinden aşağıdaki sonuçlar çıkıyor.
1-  Asgari ücretlinin, net ücretine oranla yüzde 70 olan bu günkü kesinti oranı, yüzde 52'ye kadar düşüyor. Ancak 1.000 YTL net ücretten itibaren, oran yüzde 70'e, 2.500 YTL net ücrette yüzde 83'e yükseliyor.
2- Evli dört çocuklu ve eşi çalışmayan asgari ücretlinin yıllık avantajı 401 YTL vergi iadesi yerine 861 YTL daha az vergi ödemek olacak. Ancak, net ücreti 600 YTL ve daha fazla olan işçilerin, asgari geçim indirimi uygulamasında, vergi iadesi haklarına kıyasla kayıpları olacak.
3- Uygulama, 1 Ocak 2008 tarihinden başlayacağı için, ücretliler, 2007 yılı çalışmaları ile ilgili vergi iadesi alamayacaklar. Bu arada, vergi iadesinin kalkması, belgesiz alış-verişi artıracak. Bu da KDV geliri ile Gelir ve Kurumlar Vergisini geriletecek.
Örneğin; Ocak 2007'de 100 birim (1.743 milyon YTL) olan KDV geliri, Şubat 2007'de 8 birim (146 milyon YTL) oldu. 2006 yılı Şubat ayma (717 milyon YTL'ye) göre de 2007 yılı KDV geliri yüzde 80 geriledi. Yetkililer, Şubat ayındaki gerilemenin "İhracatta KDV İadesinden kaynaklandığım belirtiyorlar ama Şubat 2006'ya kıyasla, bundan kaynaklanan fark yalnızca 157 milyon YTL.
4- İşçiye geçim indirimi tanınırken, işçiyi yanında çalıştıran işverene asgari geçim indirimi tanınmaması yanlış.
Ortaya çıkan bazı olumsuzluklara rağmen, asgari geçim mdiriminin getirilmesi, olumlu bir adımdır.

SONUÇ
Bildiğiniz işyerlerini şöyle bir dolaşın ya da tanıdığınız işverenlere sorun;
- İşe eleman alırken, sana net olarak şu kadar ücret vereceğim mi diyorsunuz, yoksa brüt ücret üzerinden mi işçi ile anlaşıyorsunuz?
100 işverenden 99'unun yanıtı şu olacak;
- İşçi ile net ücret üzerinden anlaşmaya varıyoruz. O eline geçen net ücreti bilir. İşçinin vergisini, primini, aynca işveren hissesi olarak da, SSK primi ve işsizlik sigortası primim biz cepten öderiz.
Türkiye'de olay bu...

Yetkililerce yapılan açıklamalara göre, çalışanların yüzde 52'si "kayıtdışı istihdam" ediliyor.
Bunların dışında, bir de kayıtlı gözüken kayıtdışılar var. Bunlar da asgari ücretin üzerinde ücret aldıklan halde, asgari ücret üzerinden bildirilenler. Ayrıca, kayıtdışı çalışan yabana uyruklular da var.
Bunların tamamını göz önüne alarak bir hesaplama yaptığımızda, kayıtdışı istihdam nedeniyle ortaya çıkan prim ve vergi kaybı tutannı, yaklaşık 30 milyar YTL olarak hesaplıyoruz. Bu da 2006 yılında, bütçeden sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan transferlerin üzerinde...
İstihdam üzerindeki yüklerin aşağı çekilmediği, 49'dan fazla işçi çalıştıranlardaki ilave yüklerin kaldırılmadığı ve etkin bir denetim yapılmadığı sürece, kayıtdışı istihdam ve işsizlik, Türkiye'nin büyük sorunu olmaya devam eder...
Son Güncelleme ( Pazar, 06 Mayıs 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >