| Avrupa'nın tarife dışı engellerle mücadelede "derin" örgütü! |
|
|
|
| DERGİ - AB Penceresinden | |
| Yazar Dr. Binhan OĞUZ, Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası Ekonomi Müşaviri | |
| Çarşamba, 23 Mayıs 2007 | |
|
DTÖ müzakerelerinden ümit kesildikçe, AB, kendi firmalarına pazar açmak, ihracat olanakları yaratmak için yeni örgütlenmeler, stratejilergeliştiriyor. Son haber, AB'nin pazarını açmayan ülkelere sızıp, ticari engelleri çökertecek "tarife dışı engellerle mücadele örgütleri" kuracak olmasıdır.
Yerel AB PAZARA GİRİŞ EKİPLERİ, AB'nin gelişmekte olan ülkelerde tarife dışı engelleri çökertme timi olacak mı? Bu yeni ekipler yeni gelişen piyasalarda AB firmalarının ihracatını engelleyen sorunların üstesinden gelir mi? AB'nin ticari engelleri yok etmedeki derin yerel örgütleri DTÖ müzakerelerinin yerini tutacak mı?
Küresel Avrupa : Büyüyen piyasalara hakim olmak
Avrupa, istihdam ve büyümede sıkıştı! AB firmalarının ayakta kalması, iş yaratması için gelişmekte olan ülkelerin pazarlarını mutlaka ihracata açmaktan gerekiyor. AB'nin DTÖ müzakereleri çöktüğünden beri denediği birçok çarenin sonuncusu da yeni şekillendi. Adı "Küresel Avrupa" projesi olan bu çerçevenin ana fikri firmaları ihracatta rekabetçi hale getirmek. Avrupa'da üretim giderek azalıyor. Üye devletler, Avrupa'da büyüme ve istihdam sağlayabilmek için firmaların büyüyen pazarlarda mutlaka pay alması gerekiyor. Ancak Avrupalı şirketlerin bu pazarlarda haklı rekabet ortamını bulmaları şart. DTÖ kanalı açık kalmalı AB, şanslar son derece azalmış olmasına rağmen piyasaları açmak için DTÖ'nün çok taraflı anlaşmalarını kendine öncelik etmeye devam ediyor ve Doha Kalkınma Zirvesi'nin devamı için elinden geleni yapıyor. Ancak gerçekçi bir yaklaşımla küresel liberalleşme için gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerin daha serbest bir sisteme geçmesi gerektiğini, tek taraflı çabaların sonuç vermeyeceğini görüyor. Küresel ekonomide ticaretin önündeki engellerin şekli değişmiştir. Pazara giriş, sınırlardaki gümrük tarifelerine odaklanmışken, AB ülkelerinin ihracat pazarlarında gelişmiş olan tarife dışı engeller ve "sınır arkasındaki" engeller gözden kaçmaktadır. Bu yeni tür engeller, fark edilmesi, analizi ve kaldırılması çok daha zor, teknik açıdan girift ve zaman alıcıdır.
AB, var gücüyle firmalarının bu gelişmekte olan yeni pazarlarda önüne çıkan haksız rekabet şartlarını kaldırma çabasındadır.
Haksız rekabete karşı safları sıklaştırma
Pazara girişte AB'nin geliştirdiği yeni politika; bu pazarlara ve çok özel sorunlarına çözüm getirmeye odaklıdır. AB Ticaret Komiseri Peter Mandelson'un 18 Nisan 2007 tarihinde yaptığı son açıklama bu yeni pazara giriş politikasını uygulamaya koyabilmek için Komisyon, üye devletler ve iş alemi arasında yeni ve güçlü bir işbirliği modeli ortaya koymayı amaçlamaktadır. İşin özünde gelişen yeni pazarlarda Avrupalı firmaların karşılaştıkları gerçek sorunları tespite yönelik, sonuç odaklı somut bir yaklaşım getirilmeye çalışılmaktadır. Yeni strateji, mevcut sistemin merkeziyetçiliğini yıkıp, yerelleştirmeye yönelik adımlar atmaktadır.
Peki bu kadar somut yaklaşımın nasıl bir eyleme dönmesi hesaplanmaktadır? AB Komisyonu'nun bu ülkelerdeki delegasyonları, üye ülkelerin büyükelçilikleri ve işadamları, ticaret odaları gibi kurumların söz konusu ülkelerdeki organizasyonları arasında çok daha sıkı bir koordinasyon ve yerel bazda işbirliği önerilmektedir.
Haksız rekabet ile yerinde mücadele
Bu tasarlanan işbirliğinin en somut şekli de yerel bazda kurulacak olan AB PAZARA GİRİŞ EKİPLERİ'dir şüphesiz. Bu "AB pazara giriş ekipleri"nin somut işi örneğin Hindistan veya Çin'de ticareti engelleyen yeni kural ve engelleri, çıkmadan önlemek ve mevcutları da ortadan kaldırmak olacaktır.
Bu ülkelerde pazara girişi engelleyen tüm sorunları işbirliği içerisinde ortaya çıkarmak ve ortadan kaldırmak için kapasitelerin birleştirilmesi kararlaştırılmıştır.
Tabii bu inisiyatifin başarı şansı bu yeni işbirliğine 27 AB üyesi ülkenin ne kadar inandığına, bu yolda koymaya hazır oldukları kaynaklara ve kaynakların ortak biçimde en iyi şekilde kullanılmasına bağlıdır.
27 ülke Çin'e karşı bir bütün olabilecek mi?
Gelişmekte olan ülkelerden pazarını açmayan en zorlu ülkelerden biri mutlaka Çin... AB, Çin ile dış ticaret politikalarında uzun bir süreçtir görünürde müzakere yapıyor. Üye ülkeler bu zor piyasaya girmek için ulusal seviyede çözüm arasalar da müzakereyi AB olarak götürmeyi tercih ediyorlar; geçtiğimiz kasım ayında Man-delson ve ekibi, Çinli muhatapları ile kotalar, tarife dışı engeller, tarifeler, fikri mülkiyet hakları gibi tüm konuları masaya yatırdı. Buradaki en büyük ikilem, üye ülkeler tek başlarına kaldıklarında Çin'e söz dinletemiyorlar; ancak 27 ülkenin müzakerede tam bir bütünlük sağlaması da çok zor. Tekstilin sorunları, elektronik veya otomotivin çıkarlarından farklı, ülkelerin bu değişik sektörlerde gücü değişik; dolayısıyla Çin, AB'nin kendi içindeki farklılıklarından, çıkarları korumada bir bütün olamama zaafiyetinden ziyadesi ile faydalanıyor.
AB Komisyonu üretimden yana tavır almada samimi olabilecek mi?
Aynı AB Komisyonu'nun aldığı kararlara veya Komisyon'daki tartışmalarda eğilimlere bakınca, özellikle tekstil gibi Avrupa'da üretimin can çekiştiği alanlarda Komisyon'un samimiyeti sorgulanıyor veya başka sektörlerin çıkarları ağır basıyor.
DTÖ ile müzakereler konusu her ne kadar zayıfladıysa da hakim görüş AB tekstilini ve dolayısıyla Türkiye'yi korkutmaktadır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için ayrı ağırlıklar kullanılması, esneklikler ile birleşince AB'nin sektördeki gümrük tarifelerinde müthiş düşüşler yaşanabilir; karşılığında da pek bir şey alınamayacağı gün gibi aşikardır. AB Komisyonu'nun yeni gelişen pazarlarda sanal tarife indirimleri değil, gerçek pazar açılımları yaratmayacak her pozisyondan uzak durması gerekmektedir.
Bir türlü uzlaşma sağlanamayan menşe kurallarında da Komisyon'un mevcutta bile gevşek bulduğumuz sistemi katma değer üzerinden yapma eğilimi, yani kuralların gevşetilmesi isteği, AB'nin üretimi korumada ne derece samimi olduğunu sorgulatıyor. |
|
| Son Güncelleme ( Çarşamba, 23 Mayıs 2007 ) | |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


