| Anadolu'nun Batıya açılan kapısı: İzmir |
|
|
|
| DERGİ - Tekstilin Kaleleri | |
| Yazar Ahmet USMAN | |
| Çarşamba, 23 Mayıs 2007 | |
|
Türkiye'de uzun yıllar boyunca sanayi ve ihracat denince ilk akla gelen kent İzmir oldu. Bunda Alsancak Limanı ve İzmir Enternasyonal Fuarı kadar, kentteki yatırımcı ruh ile Türkiye'nin ihraç ürünleri olan pamuk, zeytinyağı, çekirdeksiz kuru üzüm ve incir üretiminin Ege'de yapılmasının da etkisi vardı. 1980'li yıllarda ihracat hamlesinin başlaması, ihraç ürünlerinde çeşitliliğin ve sanayi ürünlerinin payının artmasıyla İzmir de "Türkiye'nin dışa açılan penceresi" olma özelliğim yitirmeye başladı. Fakat, ihracatın İzmir için önemi hiçbir zaman azalmadı. 1980 sonrası yıldızı parlayan sektörlerden tekstil ve konfeksiyondan da İzmir yüzlerce yıllık ihracat kültürüyle pay aldı.
Bugün İzmir'de tarıma dayalı sanayilerin yanı sıra tekstil-konfeksiyon, demir-çelik, otomotiv yan sanayi, madencilik, kağıt ve ambalaj sektörü ve petro-kimya ve turizmdeki yatırımlar dikkat çekiyor. Kent, sahip olduğu İzmir Atatürk, Tire, Kemalpaşa, Aliağa, Tekeli, Buca organize sanayi bölgeleri ve yapımı devam eden Kınık, Ödemiş, Torbalı, Pancar, Menemen Plastik ve Bergama sanayi bölgeleri ile yatırımcılara planlı kalkınma olanağı sunuyor. Uluslararası teknoloji yatırımlarını çeken Ege Serbest Bölgesi ile deri sektörünün ağırlıkta olduğu Menemen Serbest Bölgesi de özellikle yabana yatırımcılar için uygun bölgeler arasında yer alıyor.Son yıllarda bölgenin toplam ihracatından aldığı pay gerilese de tekstil ve konfeksiyon hala Ege'nin dolayısıyla da İzmir'in ihracatında birincilikteki yerini koruyor. Farklı bir model olan ancak 2001'de yaşanan ekonomik krizde başarısızlığa uğrayan Ege Giyim Sanayicileri (EGS) Holding'in kentin tekstil ve konfeksiyon kültürüne yapüğı katkı önem taşıyor.
Pamuğun etkisi var İzmir'de tekstil ve konfeksiyonun gelişiminde ihracat kültürünün yanında bu sektörlerin ana hammaddesini oluşturan pamuğun etkisi var. Dünyanın en kaliteli pamuklarından biri olan Ege pamuğunun bölgede yetişmesi çok önemli bir avantaj. Geçmişte çok büyük bir bölümünün ihraç edildiği Ege pamuğunda, arak ihracat sembolik boyutta. Türkiye tekstil sektörünün ihtiyaç duyduğu pamuk miktarının, üretilen pamuğun iki katına yakın olduğu düşünülürse bu durum normal karşılanabilir. Fakat, yeterli miktarda desteklenmediği için pamuktan para kazanamayan üreticilerin alternatif ürünlere yönelmesi ilerisi için tehlike arz eden bir durum olarak görülüyor. Her 4 ihracatçıdan biri tekstil-konfeksiyoncuTürkiye'de pamuk denince akla gelen ilk kuruluş İzmir Ticaret Borsası. Pamuk fiyatlarının belirlendiği bu kuruluş yanında Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ile Ege Giyim Sanayicileri Derneği sektörün diğer sivil toplum örgütleri. Söz konusu iki ihra-catg birliğinin üye sayısı bin 718'i buluyor. Ege'deki 12 ihracatçı birliğinin toplam 7 bin 503 üyesinin yüzde 23'ü tekstil ve konfeksiyon sektörlerinde çalışıyor. Bunları bin 144 üye ile madenciler, 986 üye ile ağaç mamulleri ve orman ürünleri ihracatçıları izliyor. Bu durum ihracat rakamlarında da ortaya çıkıyor. 2006'da bölgeden gerçekleştirilen tekstil ve konfeksiyon ihracatı 1 milyar 412 milyon dolara ulaştı. Bu da bölge ihracatının yüzde 24'ünün, ülke toplam ihracatının 1.65'inin Ege'deki tekstil ve konfeksiyon ihracatçıları tarafından gerçekleştirildiğini gösteriyor. İzmir'den her türlü dokuma ve örme konfeksiyon ürünleri ihraç ediliyor. Fakat gelinlik üretiminde İzmir'in ayrı bir önemi var. İzmir'de bu yıl ilk kez düzenlenen IF Wedding Fashion/Gelinlik Damatlık Abiye Fuarı, sektörün ufkunu açtı. İzmir'deki gelinlikçiler sadece Türkiye'nin değil Avrupa ve Ortadoğu'nun gelinlik merkezi olma hedefini önlerine koydular. Tekstilde sektörün önümüzdeki dönemde bir diğer umudu da boyalı örme kumaş. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Ünlütürk, önümüzdeki yıllarda Türkiye genelinde olduğu gibi İzmir'de de sektörün lokomotifliğim örme kumaşın yapacağı iddiasında. Sektörün gelişimi de Ünlütürk'ün görüşünü destekler nitelikte. Geçmişte konfeksiyonda yaşanan süreç şimdi örme kumaşta gerçekleşiyor. Nasıl ki Avrupa'daki üreticiler konfeksiyon üretimini zamanla Türkiye'ye oradan da Uzakdoğu'ya kaydırdılarsa, şimdi de örme kumaşta aynı durum söz konusu. Örme kumaşta halen üretici pozisyonunda bulunan Fransa, İtalya, İspanya gibi ülkeler Türkiye ile rekabet edemiyorlar. Bu da İzmir'in tekstil ihracatına olumlu yansıyor. Ege Tekstil İhracatçıları Birliği geçen yıl ihracatını 2005'e göre yüzde 21 artırarak 261 milyon dolara ulaştırdı. Türkiye genelinde tekstil ve hammaddeleri ihracatındaki artış oram yüzde 15'te kaldı. 2006'da Türkiye genelinde 5.6 milyar dolarlık tekstil ve hammaddesi ihracatı yapıldı. İzmir'den en çok ihracat AB ülkelerine yapıldı. Ülke bazında en çok ihracat 45 milyon dolarla İtalya'ya gerçekleştirilirken bunu 19 milyon, dolarla Romanya, 17 milyon dolarla Güney Afrika Cumhuriyeti, 14 milyon dolarla Belçika izledi. Geçen yıl İtalya, Mısır, Belçika, Endonezya, Fas, Bulgaristan, Danimarka, Çin, İsveç ve Pakistan'a yapılan ihracatta ciddi artışlar kaydedildi. Konfeksiyonda sıçrama olacak Ege'de konfeksiyon ve hazır giyim ihracatındaki artış ise tekstildekinin aksine geçen yıl Türkiye ortalamasının gerisinde kaldı. Yaklaşık yüzde 17'lik artışla 85.7 milyar dolarlık Türkiye konfeksiyon ihracatına İzmir 1 milyar 151 milyon dolarlık katkı koyabildi. İzmir'deki konfeksiyoncuların 2006'da gerçekleştirdikleri artış oram yüzde 2.6'da kaldı. Ege'deki konfeksiyoncular geçen yıl ihracatın yüzde 78'ini AB ülkelerine yaptılar. Bu yılın ilk 3 ayında bu oran yüzde 80'i aştı. En büyük ihracat artışı da Avrupalı büyük alıcıların bulunduğu İspanya, İtalya gibi ülkelere oldu. Avrupa'da belirlenen hedef ülkelere yönelik Turkish Fashion Break (TFB) organizasyonlarında başarıyı yakalayan İzmir'deki konfeksiyoncular bu yolla özellikle İngiltere, Yunanistan gibi ülkelere olan ihracatları büyük miktarda artırdılar. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Jak Eskinazi, bu yıl da ihracat artışını sürdürecekleri görüşünde. 2007'nin konfeksiyon sektörü için sıçrama yılı olacağını söyleyen Eskinazi, bunu uluslararası alıcıların değişen tercihlerine bağlıyor. Avrupalı alıcıların artık tedarikçilerde aradıkları en önemli özelliklerden biri çabuk mal verebilme. Bu da kumaşın, aksesuarın, baskının, yıkamanın aynı anda bulunabileceği ülkeleri ön plana çıkarıyor. Moda trendleri çok hızlı değiştiğinden alıcılar 2-3 haftada ürün teslim edebilecek üreticilere yöneliyorlar. Aynı malı Çin'den çok daha ucuza alabilecekken, zaman unsuru nedeniyle Türkiye'yi tercih ediyorlar. İzmir'deki konfeksiyon ihracatçıları rakip ülkeleri tanımak amacıyla Özbekistan, Hindistan, Pakistan, Bangladeş gibi ülkeleri çok sıkı takip ediyorlar. Bu yıl bu amaçla Özbekistan'a bir gezi düzenleyecekler. Sektörün bir diğer sıkıntısı olan tasarımcı açığını gidermek amacıyla iki yıldır Moda Tasarım Yarışması düzenleniyor. Yarışmada dereceye girenler sektörün gözbebeği haline geliyor. Bu yıl 'karnaval' temasıyla düzenlenecek yarışma sektöre yeni tasarımcılar kazandıracak.
İzmir'de çok yönlü yatırım olanakları
Yıllarca İzmir'in "ne kenti" olması gerektiğini tartışan kentteki sivil toplum örgütleri sonunda İzmir'in yapısının tek bir kimlik ve tek bir kültürle açıklanamayacağı sonucuna vardılar. Bu nedenle sanayiden turizme, ticaretten tarıma hemen her sektörden yatırımın bulunduğu İzmir'de, yatırım olanakları da çeşitli. İzmir limanı, havaalanı, ulaşım altyapısı, serbest bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgesi, küçük ve büyük sanayi siteleri, yetişmiş işgücü ile oldukça elverişli bir yatırım ortamına sahip. Hugo Boss, Delphi, Akzo Nobel, Philip Morris, JTI gibi dünya devlerine evsahipliği yapan İzmir'de 20'ye yakın organize sanayi bölgesi bulunuyor.
Tamamı dolu olan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) dışındaki bölgelerin hepsinde yatırım yapmak mümkün. Ege ve Menemen Serbest Bölgeleri de yatırımcıya çok cazip olanaklar sunuyorlar. Özelleştirilme arefesindeki İzmir Limanı, son dönemde Türkiye'nin ve dünyanın pek çok yerine direkt ulaşma olanağı sağlayan havayolu taşımacılığı İzmir'i yatırımcı için cazip kılan diğer unsurlar. OSB'ler dışında merkezde Bornova, Çiğli ve Gaziemir, çevre ilçelerde ise Oğlananası, Yazıbaşı, Pancar, Ayrancılar, Menemen, Koyundere, Ulu-kent yatirım için tercih edilebilecek bölgeleri oluşturuyor. Urla'daki Teknoloji Geliştirme Bölgesi de sürekli yeni yatırımcı kabul ediyor. Turizm bölgesi olarak ilan edilen Çeşme de yatırımcı bekliyor. Sosyal, kültürel, sportif ve rekreatif faaliyetleri, ticari, sınai, turistik yatırım olanakları, hipermarketleri, esnafları, fuarları ile İzmir yerli ve yabancı yatırımcıların aradıklarını bulabilecekleri bir kent.
Hedef EXPO
1971'de Akdeniz Olimpiyatları, 2005'te Universiade (Dünya Üniversitelerarası Yaz Olimpiyatları) gibi dev organizasyonlara ev sahipliği yapan İzmir, şimdi de 2015'teki EXPO'ya talip. EXPO 2015 için İtalya'nın Milano kenti ile yanşan İzmir, bu organizasyonu da üstlenerek dünya liginde daha üst sıralara çıkmayı hedefliyor. Düzenlendiği her kentte ekonomik canlanma ve kentsel dönüşümü sağlayan EXPO'nun İzmir'de başta turizm ve inşaat olmak üzere çok sayıda sektörü canlanma yönünde tetiklemesi bekleniyor.
Rakamlarla İZMİR
Nüfus: 3.7 milyon
Yüzölçümü: 12.012 kilometrekare Nüfus artış hızı: Binde 18 GSYİH payı: Yüzde 7.3 GSYİH artış hızı: Yüzde 3.2 Kişi Başı GSYİH: 3215 dolar Toplam istihdam: 1.2 milyon İşsizlik oranı: Yüzde 10.8 İhracat: 5 milyar 946 milyon dolar (2006) Kaynak: DPT, DİE-2000 yılı |
|
| Son Güncelleme ( Salı, 21 Ağustos 2007 ) | |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



Her 4 ihracatçıdan biri tekstil-konfeksiyoncu