| Ambalaj atıkları yönetmeliğine uymayana kapatma cezası var |
|
|
|
| DERGİ - Çevre | |
| Yazar Tuba ILGAZ, Araştırma Görevlisi | |
| Salı, 29 Mayıs 2007 | |
|
1 Ocak 2005'te yürürlüğe girmiş olan "Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği" sendikamızda 21 Mart'ta düzenlenen bir seminerle masaya yatırıldı. Çevko uzmanı Alphan Eröztürk seminerde yaptığı sunumda yönetmeliğin 6 bin YTL'den başlayan bildirim yapmama cezası ve hatta işyeri kapatmaya varan uygulamalar getirdiğine dikkat çekti. Eröztürk'ün verdiği bilgiye göre Avrupa Birliği direktifleri bir araya getirilerek yayınlanan yönetmelik Avrupa Birliği'nde olduğu gibi "sorumluluk paylaşımı" modeli getiriyor. Belediyelere, tüketicilere, saüş noktalarına ve sanayiye yükümlülükler getiren yönetmelik, sanayi için "piyasaya sürenler" ve "ambalaj üretenler" olarak iki ayrı başlık alanda uygulanıyor. Ambalaj üreticisine o ambalajı geri dönüşebilir şekilde üretme mükellefiyeti getiren yönetmeliğin genel ilkeleri şöyle:
• Ambalajların üretim aşamasında üreticiler; dolumu veya paketlenmesi aşamasında ise piyasaya sürenler tarafından işaretlenmesi zorunlu.
• Ürünlerini ambalajlayarak piyasaya sürenler; bu ürünlerin kullanımı sonucu ortaya çıkan ambalaj atıklarının geri dönüşümünü ve geri kazanımını sağlamak ve bu amaçla yapılacak maliyetleri karşılamakla yükümlü. Piyasaya sürenleri neler bekliyor? Eröztürk yönetmeliğin getirdiği yükümlülükleri özetlerken "Az atık üreterek, geri dönüşümü, geri kazanımı en kolay olacak ambalajı kullanmak, tekrar kullanıma uygun ambalajlan tercih etmek, geri toplamak, tekrar kullanmak, geri dönüştürmekle mükellef taraf piyasaya sürendir, demektedir. Yönetmelik ise 'bunu uygulayacak olan da bedelini ödeyecek olan da, bunlar yapılmazsa zarar gelecek olan da piyasaya sürendir' demektedir" tespitini yaptı.
Yönetmeliğin 10'uncu maddesine göre ambalaj kullanarak ürünlerini piyasaya süren işletmelerin yükümlülükleri şöyle:
• Ürünlerinin ambalajlanması sırasında, ürünün kullanımı sonrası en az atık üretecek ve geri dönüşümü ve geri kazanımı en kolay ve en ekonomik olacak ambalajları kullanmak. • Ürünlerin ambalajlanması sırasında tekrar kullanıma uygun ambalajları tercih etmek.
• Piyasaya sürdükleri ürünlerin ambalaj atıklarını, bu yönetmelikteki hedefler doğrultusunda geri toplamak, tekrar kullanmak, geri dönüştürmek ve geri kazanmak; buna yönelik tedbirleri almak, toplama ve geri kazanım sistemini kurmak veya kurdurmak, bu işlemleri belgelemek ve bu faaliyetleri içeren ambalaj atıkları yönetim planını bakanlığa sunmak.
• Ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması konusunda belediyeler ile işbirliği yapmak ve koordinasyonlu çalışmak. • Ambalaj atıklarının toplanması, geri dönüştürülmesi, geri kazanılması ve bertarafı ile ilgili harcamaları karşılamak.
• Piyasaya sürülen ambalajların etiketlerinin üzerinde, geri kazanılabilir ambalaj sembolü ile bakanlıkça verilen kod numarasını veya dahil oldukları yetkilendirilmiş kuruluşa ait sembolü bulundurmak.
• Bakanlığın belirlediği hedeflere ulaşmak amacıyla, geçici çalışma izni veya lisans almış geri kazanım tesisleri ile çalışmak. • Bir önceki yıl piyasaya sürdüğü ürünler hakkında Piyasaya Süren Müracaat Formunu (Ek-5) doldurarak her yıl şubat ayı sonuna kadar bakanlığa göndermek.
"Piyasaya Süren Müracaat Formu"
Yine yönetmeliğe göre "Piyasaya Süren Müracaat Formlarının 3 yılda doldurulması gerekmekte. Bu formlar iki yıldır ise internet üzerinden doldurulup gönderiliyor. Ancak bugüne kadar eğer bildirim yapmayan varsa bir kullanıcı kodu, dolayısıyla bir şifreye sahip olamadığından şu anda bu sistemi kullanamayacak. Ceza 6 bin YTL'den başlıyor 2872 Sayılı Çevre Kanunu'nun 26.04.2006 tarihli değişikliği ile bildirim yükümlülüğü ve aksi haller için de para ve bazı durumlarda kapatma cezaları getirildi: "Ambalaj Üreticilerinin Bildirim Zorunluluğu" ise yönetmeliğin 16'ncı maddesiyle şu şekilde düzenlendi: "Ambalaj üreticileri, Ambalaj Üreticisi Müracaat Formunu (Ek-4) doldurarak her yıl şubat ayı sonuna kadar bakanlığa bildirimde bulunmakla yükümlüdürler. Ambalaj üreticileri bu formda bir önceki yıl üretilen ambalajların cinsi, üretim ve satış miktarları ile satış yapılan firmalara ait bilgileri belirtirler." Eröztürk bu yükümlülüğü şöyle özetledi: "Piyasaya sürenler olarak 1 Ocak 2005'ten itibaren şöyle bir yükümlülüğümüz var: 2007 Şubat sonu itibariyle yönetmeliğin 5 numaralı ekini doldurarak şöyle bir bildirimde bulunmuş olmanız lazımdı: 'Ben A firması olarak geçen yıl 2006 yılında 1000 birim ürün sattım. Bu 1000 birim ürünü satarken 300 birim polietilen, 500 birim karton, 1000 birim pet ambalaj kullandım.'
Detayları olmakla birlikte, piyasaya süren olarak özetle 2005'ten beri böyle bir bildirim yapma mükellefiyeti var. Bugüne kadar böyle bir bildirim yapmamışsak, yaklaşık 2005, 2006, 2007ye ait üç bildirimimizi yapmamış durumdayız ve cezai uygulamalara taraf olmuş oluyoruz."
Bildirimler sadece iç piyasaya yapılan satışları kapsıyor Yönetmeliğe göre bakanlığa yapılacak bildirimler sadece iç piyasaya yapılan satışları içermekte. Örneğin, 100 birim ürün üretiyorsanız, bunun 90 birimini ihraç ediyorsanız, iç piyasaya sürülen 10 birim ürün 10 birimin ambalajı için bildirim gerekiyor. Aynca büdirime stoklar da dahil değil. Sadece satılan ürünün ambalajıyla ilgili sorumluluk var. Eröztürk bu konuyu ise şöyle detaylandırdı: "Bir adım daha ileri götürelim. Siz üretebilirsiniz, ama marka sizin değilse o ambalaj da sizin sorumluluğunuzda değil demektir. Dolayısıyla onlan da bakanlığa bildirmenize gerek yok. Ama bunun tam tersini de düşünmek mümkün. Ürünü siz üretmiyorsunuz, bana gelip sizin adınıza üretmemi istiyorsunuz; o zaman benzer şekilde o ürünün ambalajlarından siz sorumlusunuz demektir. Dolayısıyla bakanlığa bildirmeniz gerekmekte." Erözrürk tablolar hususunda ise şu bilgileri verdi: "Ek 5'te Bl, B2, Cl, C2, Dİ, D2 diye üç tane tablo var. Bl tablosu satış ambalajı, C2 dış ambalaj, C tablosuna da nakliye ambalajı denmekte. Bu ayrımı bilmek önemlidir. Dolayısıyla, her ürünün üç ambalajı olmak zorunda olmayıp, eğer ürününüzü doğrudan götürüp kolinin içine koyuyor ve satıyorsanız sizin sadece nakliye ambalajınız var demektir. Her sınıflandırmaya denk düşen ambalajınız olmamakla birlikte olan ambalajlarda dağılıma dikkat etmek gerekiyor. Bu B, C ve D tablolarının altında bir de B2, C2 olarak yer alan tablolarda bu ambalajların nereden alındığı sorulmaktadır. Örneğin, Bl tablosunda biz 1000 ton pet kullanıldığı beyan edildiğinde B2 tablosunda 'Bu 1000 tonu kimden aldınız' sorusuna '300'ünü Ahmet'ten, 500'ünü Mehmet'ten, 200'ünü Hasan'dan' şeklinde bir cevap verilmesi gerekiyor. Bildirim bu dağılımı içermek durumunda." Ahşap paletler bildiriliyor Eröztürk bu konudaki yükümlülükleri ise şöyle anlattı: "Yönetmeliğe göre ahşap paletleri bildirmek gerekiyor fakat geri toplamayla ilgili bir sorumluluk tariflenmiş değil. Benzer şekilde bazı çuvallar polipropilenden değil tekstil ürünlerinden üretilebiliyor. Dolayısıyla bakanlık onlarla ilgili bir bildirirn de istiyor fakat onunla ilgili bir geri dönüşüm yükümlülüğü de tarifleniyor. Örneğin 1000 top kumaş sattık. Bu 1000 top kumaşı satarken her biri için 10 gram polietilen torba kullanıyorsak, 1000x10 polietilen kullandım şeklinde bir bildirim yapmanız gerekiyor. Aynca yönetmeliğe göre bobin ambalaj olmadığı için bildirim kapsamınızda değil." Yönetmelik değil sadece işaretleme yükümlülüğü ertelenmişti! Bu arada Bakanlık işaretlemeyle ilgili yükümlülüğü, satış noktalarının kontrol ve firmaların işaret koyma yükümlülüğünü 1 Ocak 2007ye kadar erteledi. Ertelenen sadece işaretlenmeye ilişkin yükümlülüktü. Ürünler satış noktalarında satılıyorsa, satış noktalarının bu ürünlerin uygun şekilde işaretlenip işaretlenmediğini kontrol etmesi, uygun işaretler yoksa da o ürünleri satmaması gerekiyor. İşareti ambalajın üzerine koyamak mümkün değilse etiketin üzerine de konulabilir. Satılan malın ambalajını geri toplama yükümlülüğü var. Bu ise işaretli ambalajı geri toplamak şeklinde değil, aynı türden ambalajı geri toplamak anlamına gelmekte. Esas olan ambalaj cinsi. Bunu firma kendisi yapabilir veya lisanslı bir ambalaj üreticisinin ambalajın üzerine koyduğu işarete ilaveten eğer piyasaya süren, yönetmelikle kendisine getirilen yükümlülükleri kendisi toplayarak yerine getiriyorsa, bakanlıkça kendisine verilen kod numarasını yazacak. Bunun dışında, bu yükümlülüğünü kendi yerine getirmiyorsa, bir yetkilendirilrniş kuruluş vasıtasıyla yerine getiriyorsa bu numaraları yazmayacak. Eröztürk bunu şöyle açıkladı: "Örneğin, firma işaretleme yükümlülüğünü ÇEVKO'yla yerine getiriyorsa yanına yeşil nokta işaretini koyacak. Bu iki işaretin veya işaret ve kodun ambalajlar üzerinde bulunması gerekiyor. Eğer yanında bu işaret varsa bakanlığın anlayacağı şey şu: Bu firma yükümlülüklerini yerine getirmiş ve bu noktada bakanlığın muhatabı firma değil ÇEVKO olacaktır. Dolayısıyla, bir ambalajın üzerinde hem kod numarası, hem Çevko işareti bulunamaz. Firmaya kod numarasını koyacak, bu ambalajın sorumluluğu bende diyecek ya da yeşil nokta işaretini koyacak bana gelme ÇEVKO'ya git diyecek. Böyle bir fark var. Dolayısıyla, ambalajın işaretlenmesinde piyasaya sürenler tarafından dikkat edilmesi gereken temel nokta bu." Depozito cezası da var Yönetmelikte geri toplama ile ilgili her yıl için belirlenmiş oranlar var. 2007de plastikte yüzde 37, camda yüzde 37, alüminyumda yüzde 35, tenekede yüzde 35, içecek karton ve diğer ambalajlarda yine yüzde 35 geri kazanma, geri toplama yükümlülüğü getirildi. Eröztürk bu tarihe kadar hiç bildirim yapılmamışsa 3 yıllık toplama da yapılmadığına dikkat çekip konuyu netleştirmek için karton örneği verdi: "2005 yılında karton toplama oranı yüzde 20, 2006'da yüzde 30, 2007de yüzde 35'tir. 2005'te 100 ton karton piyasaya sürüldüyse, 20 tonunu geri toplamanız gerekiyordu, toplamadıysaruz yüzde 10 artırımla bu 20 ton 22 ton olur. Yine ikinci yıl oran yüzde 20'den yüzde 30'a çıktı, 30 ton toplamanız lazım. 22 ton da bir önceki yıldan borcunuz var, toplam 52 ton olmakta. Bu 52 tonu da toplamadıysanız o zaman depozito cezasına muhatapsınız." 3 yıldır bildirim yapılmaması nedeniyle bir yetkilendirilmiş kuruluşla veya bir lisanslı firmayla anlaşma gibi bir çözümü tercih etme şansı kalmıyor. O zaman yönetmelik 5 yıllık bir depozito cezası getiriyor. Diğer bir deyişle, firmalar 5 yıl boyunca toplanması gereken tüm ambalajlan depozito sistemi ile toplayıp, geri kazanıp bu işlemleri bakanlığa belgelendirmekle mükellef. |
|
| Son Güncelleme ( Salı, 29 Mayıs 2007 ) | |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


