Tekstil İşveren Dergimiz
Editör'den
Bizden Haberler
Güncel
Ayın Konusu
Tekstilin Kaleleri
Gündem
Ekonomiye Bakış
AB Penceresinden
Araştırma
Euratex'den Haberler
Çerçeve Programı
Global Pazar
Ülke Raporu
Çevre
Tasarım Dünyası
Söyleşi
Seminer
Fuar
Üyelerimizden
English Summaries
Detaylı Arama
Hava Durumu
Pamuk üssü Adana'da da tekstil yatırımları durdu PDF Yazdır E-posta
DERGİ - Araştırma
Yazar Jale KARAŞAHİNOĞLU   
Cuma, 29 Haziran 2007
Geçmişten bu yana pamuk diyarı Çukurova'da bulunması nedeniyle tekstil sektörünün ön plana çıktığı Adana, bugünlerde bu sektörde yatırım yapmaktan kaçınıyor. Çünkü bölge sanayicisi, diğer tekstil üretim üssü şehirler gibi Teşvik Yasası'nın yarattığı haksız rekabetten şikayetçi. Yanı başındaki Osmaniye'nin teşvik verilen iller kapsamına alınmasının ardından morali bozulan Adanalı sanayicilerin birçoğu ertelediği yatırımlarını hala beklemede tutuyor. Bazı tekstilciler ise artık klasik ürünler yerine fantazi iplik, örme boyama gibi katma değerli ürünlere yöneliyorlar.
Halen OSB'deki tesislerin yüzde 35'i tekstil sektöründe faaliyet gösteriyor. Adana aynı zamanda KOSGEB'in Türkiye'de iki adet olan Tekstil Kalite Kontrol Laboratuvarları'ndan birine sahip bulunuyor. İlde büyük istihdam sağlayan tekstil işletmeleri arasında Bossa Fabrikası, Güney Sanayi, Mensa Mensucat, Özbucak Sanayi yer alıyor. Ayrıca son yıllarda konfeksiyon sanayinde de önemli adımlar atılırken, Koniteks, Fenkson, Arat Tekstil, Eksa gibi işletmeler de üretime girmiş bulunuyor.
Adana'da tekstilin yanı sıra gelişmiş faaliyet grubunda kimya, petrol, kömür, kauçuk, plastik ve plastik ürünleri sanayinde ülkenin önde gelen fabrikalan da faaliyet gösteriyor. Sasa Suni ve Sentetik Elyaf Sanayi ülkede olduğu kadar dünyada da önde gelen fabrikalar arasında yer alırken, bu grupta önemli yer tutan AğaKim, Pilsa, Toros Gübre, Teknik Servis Ticaret, Desen Kimya gibi fabrikalar bulunuyor. Temsa Otomotiv, Temel Cıvata, Sönmezler Tarım Makineleri gibi işletmelerin yanında aynca gıda alanında büyük yol alan Adana, ülkemizdeki 4 glikoz üreten tesisten ikisine de ev sahipliği yapıyor.
Köklü kuruluşlara evsahipliği yapan Adana geçmiş yıllarda ihracat çıtasını sürekli yükseltirken 2006 yılında bu performansını gösteremedi. Bunun en büyük nedeni olarak da tekstil sektöründe yaşanan olumsuz gelişmeler gösteriliyor. Verilere göre Adana'da tekstil sektörünün 2004 yılında ilin toplam ihracatındaki payı yüzde 45'lerde iken, 2005 yılında yüzde 38'e, 2006 yılında da yüzde 33'e düşerek son iki yılda giderek azalış gösterdi. Buna rağmen, otomotiv, plastik, gıda ve tarım sektörleri, son iki yılda genel ihracattaki paylarını artırdı. İldeki genel ihracat artışı ise Türkiye ihracatındaki artışın oldukça altında, yüzde l'ler düzeyinde kaldı.
Bölge sanayicileri tekstil sektörünün geçmiş yıllardaki performansını gösterdiği takdirde Adana ihracatının sıçrama yapmasının kaçınılmaz olduğu görüşünde.Yaşanan olumsuzluğun önünde "hatalı" olarak tanımladığı "teşvik politikası" olduğunu söyleyen Adana Sanayi Odası Başkanı Ümit Özgümüş yatırımların Osmaniye'ye kaydırılmasının yanında, yeni yatırım kararlarını da beklemeye alan Adana ekonomisinin çok sayıdaki avantajına karşın zorlu bir sürece girdiğini kaydetti. Özgümüş, Teşvik Yasası'nın bugün gelinen noktada düzeltilme şansı olmadığını ifade ederek "Temeli ve doğuşu yanlış olan Teşvik Yasası bu haliyle asla düzeltilemez. Tamamıyla iptal edilmesi gerekir. Yeniden ve sıfırdan, tüm Türkiye ekonomisine katkı koyacak yeni bir teşvik sisteıninin hazırlanmasından yanayız. Bu da çok zor bir olay değil" şeklinde konuştu.
"Teşvikle ilgili derdimizi ve isteklerimizi ilgili ve yetkililere bir türlü anlatamadık. Yürülükteki yasa halen düzeltilmeye çalışılıyor. Birincisi çıktı, çıktıktan sonra yanlışlığı anlaşıldı, ikincisi çıktı yanlışlığı yine sonradan anlaşıldı" görüşünü savunan Özgümüş "Bu teşvik yasası asla düzeltilemez. Doğuşu yanlış, temeli yanlış. Bu yasanın tamamıyla iptal edilmesi gerekir. Düzeltilme şansı asla yok" dedi.

image-23a"Osmaniye'den dolayı çekip gittiler"
Mevcut Teşvik yasasının tamamen iptal edilmesi gerektiğine vurgu yapan Ümit Özgümüş, şöyle devam etti: "Yeniden ve sıfırdan bir teşvik yasası çıkarmamız gerekiyor. Üretkenliğe pirim veren, hepsinden önemlisi teşvik edilen bölgeyle birlikte Türkiye ekonomisine katkı koyacak bir teşvik sisteminin hazırlanması gerekiyor. Terörden dolayı geri kalmış, ekonomisi geri kalmış Güneydoğu illerini hedefleyen, ihracat şansı olacak olan ya da ithalatı ikame edecek sektörlerin teşvik edildiği bir teşvik sistemini hayata geçirmek çok zor bir olay değil."
Teşvik Yasası'nın olumsuzluklarından etkilenen illerin başında Adana'nın yer aldığını söyleyen Ümit Özgümüş, "Teşvikten son derece olumsuz etkilenen Adana'da büyük bir moral bozukluğu var. Odamıza, Adana'ya yatırım yapmak isteyen 4-5 büyük firma geldi. Ancak Osmaniye'den dolayı çekti gitti. Adana potansiyel olarak çok hızlı sanayileşebilecek, çok hızlı yatırım yapılabilecek bir kent. Sermaye birikimi, girişimcisi var. Girişimci geleneği var. Yeri müsait. Ancak yatırımlar istenildiği gibi gitmiyor. Buradaki en büyük etken son çıkan hatalı Teşvik Yasası. O zaman da söylemiştik. Bizim verdiğimiz vergilerle komşu illerde bize haksız rekabet yaratan bir sistem. Öyle olunca Adana'da yatırım yapacak birçok insan ya yatırımını Osmaniye'ye taşıdı ya da yeni yatırımlarını orada yaptı. Orada yatırım yapma ihtiyacını hissetti. Firmalarımızın bazıları yeni yatıranlarını Osmaniye'de yapü. Adana'dan 10 büyük ölçekli fabrikanın 9'u yeni yatırımını Osmaniye'ye, birisi de Siirt'e (Arat tekstil) kurdu" dedi.Başkan Ümit Özgümüş, yatırımlarını Osmaniye'ye kaydıranlardan daha fazla sayıdaki sanayicinin ise hem Osmaniye'ye gitmediğini hem de Osmaniye'deki firmalarla rekabeti gündeme geleceği için Adana'ya da yaürım yapmadığını dile getirdi.

Kentte işsizlik yüzde 16.2
Adana'da yatırım yapma kararını bekleten bu firmaların kendilerini ekonomik olarak korumaya aldıklarını kaydeden Ümit Özgümüş, konuşmasında şu görüşleri dile getirdi: "Osmaniye'ye gitmeyen, Adana'da da yatırım yapmayan bu sanayicilerimizin yatırımlarına ihtiyacımız var. Çünkü Türkiye'de işsizlik oranının en yüksek olduğu illerden bir tanesi Adana. Adana'daki işsizlik oranı Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Son yapılan araştırmalara göre kentteki işsizlik yüzde 16.2 gibi çok yüksek bir oran. Bu nedenle kentimizde çok ciddi yatırımlara ihtiyaç varken, sosyal dengeyi ancak işsizliğin azaltılması ve yatırımlarla sürdürebilecekken, böyle olumsuzluklar yaşamamızın kökeninde hatalı Teşvik politikası yatmaktadır. Bu yasadan dolayı da şu anda yeni istihdamlar yaratamıyoruz. Bu durum doğal olarak Adana'nın gelirlerinin azalmasında da önemli bir etken olarak karşımıza çıkıyor. Toplam vergi gelirleri içinde büyük sanayileşmiş illerin vergi gelirlerinin düşmesi Adana'ya yaradı."

Bir kaşık bal için bir çuval keçiboynuzu...
Türkiye'de yaşanan tüm sıkıntıların Adana'da da yaşandığını dile getiren Ümit Özgü-müş, "Ülke ekonomisi ciddi sıkıntılar içinde. Şu anda özellikle ihracatçı ve sanayici yükselen maliyetler ile düşen kurlar arasında sıkıştı kaldı. Türkiye, bir kaşık bal elde edebilmek için bir çuval keçiboynuzu çiğniyor. Yani ihracat artıyor ancak, ihracatın artış hızından çok daha fazla ithalat yapılıyor. Ülkemiz önemli miktarlarda ara mali ithal ediyor. İhracatın yüzde 18, ithalatın ise yüzde 22 oranına ulaşması dışsatımımızın sağlıklı olmadığının işareti. Son yıllarda Adana, ihracatı sürekli olarak fazla veren bir kentti. Geçen yıl yaptığımız bir çalışma sonucu Adana'nın ithalatının ihracatın üzerine çıktığını gördük. Bu durum Türkiye ile paralellik arz etmektedir" diye konuştu.

Türkiye tekstilden vazgeçemez"
"Adana'nın geleneksel sektörü tekstil çok ciddi şekilde sıkınada. Ama bu sadece Adana'nın değil, Türkiye'nin sorunu" diyen Ümit Özgümüş, şöyle devam etti: "Yani Adana'da tekstilde sıkıntı var' demek çok yanlış. Sanki Türkiye'de tekstil çok iyiymiş de sıkıntı sadece Adana'daymış gibi yanlış anlamalara neden oluyor. Türkiye tekstilden vazgeçemez, vazgeçmemeli. Yapılması gerekenler de sadece tekstil için değil tüm sektörler için geçerli. Öncelikle yapılması gerekenler son 30 yıldan bu yana söylemekten bıktığımız yapısal reformların hayata geçirilmesi. Bu reformlarla da sanayicilerin girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve bunu destekleyecek rekabetçi kur politikasının oluşturulması. Ancak, Türkiye'de bunlar yapılırsa tekstil, konfeksiyon ve diğer sektörler nefes alır. Temelde yapılması gereken reformlar, enerji maliyetlerinin düşürülmesi, istihdamın üzerindeki yüklerin kaldırılması ve kayıtdışılığın ortadan kaldırılmasıdır" şeklinde konuştu.

"Kayıtdışılık Türkiye'nin ayıbı"
Türkiye'de kayıtdışılığın çok yüksek oranlarda olmasının Türkiye'nin ayıbı olduğunu anlatan Ümit Özgümüş, şunları söyledi: "Başbakan dahi kayıtdışılığın yüzde 65 olduğunu söylüyor. Buna karşılık kayıtdışı ekonomiyi, kayıt içine alacak vergi reformunun esamesinden haber yok. Kayıtdışı ekonomiyi kayıt içine almadığınız zaman dürüst ve namuslu sanayiciler de kayıtdışına çıkmak zorunda kalıyor. Çünkü aynı sektördeki sanayicinin kayıtdışına kaçmasıyla o sektörde yaşayan ve kayıtlı çalışan sanayicinin yaşama şansı yani rekabet etme koşulları ortadan kalkıyor. Bu durumda da kayıtdışılığa zorlanıyor, adeta teşvik ediliyor. Tarım reformu, vergi reformu ve sosyal güvenlik reformu dahil yapısal reformların hiç birinin bu Hükümet döneminde de gerçekleştirilememiş olması; Türkiye ekonomisindeki iyileşme çabalarını geciktiriyor."
 

Adana yönünü petro-kimyaya çevirdi

İthalata dayalı büyümenin hakim olduğu ilde ithalatın yüzde 70'lik bölümünü ara malları oluşturuyor. Tüm sektörlerde patlamaya hazır bir kent konumundaki Adana'da geleceği parlak sektörler olarak tarım makinaları, ambalaj sanayi, tarım, gıda sanayi ve mobilya öne çıkıyor. Adana'nın Ceyhan ilçesindeki BTC'ye start verilmesinin ardından da bölgesel olarak petro-kimya, gemi, inşa, tersane, ambalaj, plastik, döküm ve hizmet sektörlerindeki yatırımların hız kazanması bekleniyor.Adana'nın uzun yıllardan bu yana geleneksel dış pazarını AB ülkeleri oluşturuyor. Adana'dan yapılan ihracatın yüzde 70'i AB ülkelerine gerçekleştiriliyor. Kentin en fazla ihracat yaptığı ülkelerin başında İspanya, Fransa, İngiltere ve Almanya'nın yanında, diğer Avrupa ülkeleri geliyor. Şimdilerde yaşanan savaştan dolayı konjonktürel olarak Adana'nın en fazla ihracat yaptığı ülkelerin başına son 2-3 yıldan bu yana Irak geçti. Adana'nın en önde gelen geleneksel sektörü tekstil, Türkiye genelinde olduğu gibi çok ciddi şekilde sıkıntılar yaşıyor. Adana'da hazır giyim sektörü yüzde 50 oranında daraldı. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 1 milyar 233 milyon dolarlık bir dışsatım gerçekleştiren Adana, bu rakamı 2007 yılı sonuna kadar 2 milyar dolara çıkarmayı öngörüyor. Ancak geçtiğimiz yıllarda dış ticaret göstergelerine göre ihracat rakamları, ithalat rakamlarının üzerinde yer alan Adana, geçtiğimiz 2006 yılında bu özelliğini yitirerek Türkiye'nin dış ticaret açığı veren kentlerine katıldı. Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde bulunan 13 İhracatçı Birliği'nden derlenen veriler çerçevesinde 2006 yılı itibariyle Adana'nın ihracatı yüzde 1 artış kaydederek 1 milyon 233 bin dolar olarak gerçekleşirken ithalat miktarında ise yüzde 17 artış kaydedilerek 1 milyon 427 bin dolara ulaşıldı. Aynı dönemde Türkiye'nin toplam ihracatında yüzde 16, ithalatında ise yüzde 17 oranında artış sağlandı. Dış ticaret verileri çerçevesinde Adana ili dış ticareti 2005 yılında ihracatın ithalatı karşılama oranı olan yüzde 96'lık oranla neredeyse dış ticaret dengesi sağlamış bir durumdayken, 2006 yılında yüzde 86 oranına düşerek dış ticaret açığı verdi. Ancak Türkiye'nin dış ticareti dengesinin 2005 yılında yüzde 63, 2006 yılında ise yüzde 62 oranında olduğu düşünüldüğünde, Adana'nın dış ticaret dengesinin yine de Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu görülüyor. 
Son Güncelleme ( Salı, 03 Temmuz 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >