Tekstil İşveren Dergimiz
Editör'den
Bizden Haberler
Güncel
Ayın Konusu
Tekstilin Kaleleri
Gündem
Ekonomiye Bakış
AB Penceresinden
Araştırma
Euratex'den Haberler
Çerçeve Programı
Global Pazar
Ülke Raporu
Çevre
Tasarım Dünyası
Söyleşi
Seminer
Fuar
Üyelerimizden
English Summaries
Detaylı Arama
Hava Durumu
Enerji çıkmazı: Petrol azaldı alternatifi de hazır değil PDF Yazdır E-posta
DERGİ - Araştırma
Yazar Sükun Sarıçiçek, TÜTSİS Araştırma Servisi   
Çarşamba, 29 Ağustos 2007
Biyo-yakıt (organik), yenilenebilir enerji kaynağı olarak fosilleşmemiş organik maddeler için kullanılıyor. Bitkilerden elde edilen madde, başka maddelere, kimyasallara, yakıta ve enerjiye dönüştürülebilir. Bazı türleri, sanayide faal biçimde kullanılıyor; örneğin tohum, şeker ve sebze yağından ya da bunların karışımından elde edilmiş biyo-yakıtların kullanıldığı, otomobillerde, üretiliyor. Hurma, soya, mısır ve şeker kamışı gibi bitkilerden elde edilen biyo-yakıt; petrol ve doğal gaza alternatif olarak ortaya çıktı ve dünyanın gündemine oturdu.
Şeker kamışı ve mısırdan elde edilen biyolojik yakıt olarak kullanılan etanol, dünyanın petrole olan bağımlılığını azaltabilmek için alternatif olarak gözüküyor.Dünyadaki biyo-yakıt üretiminde en önde gelen üreticilerinden biri olan Brezilya'da, otomobillerin büyük bölümü etanolle çalışıyor. 1970 yılında, Brezilya, şeker kamışından etanol üreterek, otomobiller için yakıt programı başlatmıştır. Güney Amerika ve Asya ülkelerinde biyo-yakıt sektörü hızla gelişiyor.
ABD; etanolü, mısırdan üretirken, Brezilya, şeker kamışından üretiyor. Dünyanın en büyük iki üreticisi; 2007 Mart ayında, bir araya gelerek, alternatif enerji kaynakları geliştirme için anlaşma imzaladılar. ABD ve Brezilya; Latin Amerika'da etanol üretimini geliştirmek ve küresel etanol pazarını geliştirmek için işbirliği yapmaya karar verdiler.
Dünyadaki önemli doğal gaz ve petrol üreticilerinden olan Venezüella ve Bolivya'da, etanol üretimine karşı çıkıyor.
Diğer yandan; Küba açık bir dille, ABD ve Brezilya'daki etanol üretiminin dünyadaki açlığı körükleyeceği ve tarımdan geçinen yoksul ülkelerin bu durumdan etkileneceği tezini savunuyor. Tarım ürünlerinin fiyatlarını artıracağı düşüncesiyle, şimdilik şiddetle muhalif gözüküyor.
 
Birleşmiş Milletler Çevre Programı Başkanı Achim Steiner, Temmuz 2007 ayında Havana'daki Uluslararası Çevre Toplantı'sında, tarım ürünlerinin alternatif otomobil yakıtı olarak kullanılmasının sağlayacağı faydalarla, sebep olacağı zararlar arasındaki dengenin henüz netleşmediğini, ifade etti. Steiner aynı toplantıda "BM'nin ana önceliği, biyo yakıtların sosyal ve çevresel açıdan risklerini de dikkate alan uluslararası standartlar oluşturmak olacaktır" dedi.
AB'nin, biyo-yakıt konusundaki yaklaşımına gelince; AB; küresel ısınma, CO2 emisyonu gibi çevre politikalarındaki hassasiyeti nedeniyle daha fazla oranda biyo-yakıt kullanılmasını hedefliyor. Diğer yandan da yağmur ormanları ve tarım bölgelerini ciddi biçimde yok edeceği konusunda, çevresel faktörler yüzünden de, endişeli gözüküyor. AB'nin son zirvesinde, hedefi, 2020 yılına kadar, otomobillerde kullanılan yakıtların yüzde 10'unun biyolojik kaynaklardan sağlanmasını, kararlaştırmıştı. Otomotiv şirketleri de, çevreye daha duyarlı otomobil üretme vaatleri çerçevesinde biyo-yakıtı öne çıkarıyorlar.
Avrupa Komisyonu tarafından, 5-6 Temmuz 2007'de, Brüksel'de düzenlenen Uluslararası Biyo-yakıt Konferansı'nda; AB Ticari İşlerden Sorumlu Komiseri P. Mandelson; "Biyo-yakıt, bir sanayi ya da tarım politikası değil, bir çevre politikasıdır. Avrupa, biyo-yakıtın büyük bölümünü ithal etmeye açık   olmalıdır"   dedi.   Mandelson AB'nin daha ucuz ve temiz alternatifler varken, Avrupa toprağı üzerinde üretimde, ısrar etmemesi gerektiğini söyledi.
Avrupa'da yağlı tohumlu bitkilere önemli oranda teşvik primi ödeniyor. Bu da ürünü; Brezilya'dan ithal edilen etanolüne göre daha ucuz hale getiriyor. Brezilya etanolü için yüzde 70 oranında gümrük vergisi uygulanıyor. Ancak Brezilya'nın şekerden elde ettiği yakıt yandığında, daha az karbondioksit çıkartıyor.
Birleşmiş Milletler'e bağlı Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve OECD'nin, Temmuz 2007'de çıkartmış oldukları ortak raporunda da biyo-yakıt enerjisinin, tarım sektörünün üzerinde önemli etkisi olacağı ifade ediliyor. Biyo-yakıta artan talep nedeniyle, önümüzdeki on yıl içinde, tarım ürünlerinin fiyatının artabileceği tespiti yapılmıştır. 2016 yılında tarım ürünlerinin fiyatlarında yaklaşık yüzde 20 ve yüzde 50 arasında artış görüleceği tahmin ediliyor.
Rapora göre; ABD'de; mısırdan olan etanol üretiminin 2006-2016 yılları arası iki katına çakması bekleniyor. Brezilya'da ise bugün, yaklaşık 21 milyar litre olan yıllık etanol üretiminin, 2016 yılı itibariyle, 44 milyar litreye ulaşması bekleniyor.
Özellikle; Avrupa ve ABD'nin biyo-yakıtla ilgili hızlı adımları, OPEC karteline olan bağımlılığı kırmaya yönelik olarak ele almıyor. Temmuz 2007'de, AB-Brezilya zirvesi gerçekleştirilerek, stratejik ortaklık kapsamında biyo-yakıt, çevre, yenilenebilir enerji, gibi alanlarda işbirliği geliştirme kararı alırken, ABD de; Brezilya ile, biyo yakıt anlaşması imzaladı.Sonuç olarak; dünya, şu anda tam bir enerji çıkmazı içinde olduğundan, sürekli stratejiler üretiyor. Petrol azalmakta, iken, alternatifi olan biyo-yakıt ta hazır değil. Diğer yandan; biyo-yakıt, petrole alternatif olurken, çevresel risklerde, yaratabiliyor. En son Uluslararası Biyo-yakıt Konferansı'nda; biyo-yakıtın üretim ve kullanım faydaları, uluslararası ticaretteki gelişimi, çevresel riskler, gelişmekte olan ülkelere etkisi ve Ar-Ge'si ele alındı.
Dünya merakla gelişmeleri takip ediyor.

Kaynak:
-Birleşmiş Milletler, 5.07.07 (www. un.org)
- BM Tarım ve Gıda Örgütü (FAO) ve OECD: Agricultural Outlook 2007-2016 Raporu
- AvrupaKomisyonu, www.ec.euro-pa.eu/external_relations/energy/biofuels ,5-6.07.07
Son Güncelleme ( Çarşamba, 29 Ağustos 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >