Tekstil İşveren Dergimiz
Editör'den
Bizden Haberler
Güncel
Ayın Konusu
Tekstilin Kaleleri
Gündem
Ekonomiye Bakış
AB Penceresinden
Araştırma
Euratex'den Haberler
Çerçeve Programı
Global Pazar
Ülke Raporu
Çevre
Tasarım Dünyası
Söyleşi
Seminer
Fuar
Üyelerimizden
English Summaries
Detaylı Arama
Hava Durumu
Avrupalı üretici havlu attı Türk üreticiler yükselişte PDF Yazdır E-posta
DERGİ - Ayın Konusu
Yazar TÜTSIS   
Çarşamba, 10 Ekim 2007
Tekstil üretiminin dünyadaki önemli üreticilerinden biri olan Türkiye, ne yazık ki teknoloji üretimi konusundaki eksikliğini gidermek için Avrupa ülkelerinden makine ithal ederek, binbir zorlukla kazandığı dövizini yine yurtdışına yatırıyor. Ancak son yıllarda bu konuda atılan somut adımlar ülke adına ümit verici. Bir zamanlar Türk tekstilcilerinin peynir ekmek gibi makine aldığı ITMA Fuarı'na, 2007 yılında 92 Türk makine üreticisinin katılımı bu fasit dairenin artık kırıldığını gösteriyor.
Münih'te düzenlenen ITMA 2007 Fuarı'na katılan Türk tekstil makine sektörünün temsilcileriyle yaptığımız görüşmelerde, yerli firmaların global birer oyuncu olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini anlıyoruz. Sektörün bu konudaki en önemli şans faktörü, Avrupalı üreticilerin yenilik üretmede tıkanması ve artan üretim maliyetleri yüzünden piyasadan çekilmesi ya da üretimi Çin'e kaydırması.
Ayrıca Avrupa'da  tekstil  üretiminin bitmesi, müşteriye yakın olamayan Avrupalı makinecilerin müşteri ihtiyaçlarına çözüm üretmesinin önündeki en büyük engel. Hal böyle olunca tekstil üreticilerinin yoğun olduğu Türkiye'de, müşterinin ihtiyacına göre üretim yapmak yambaşlanndaki makine üreticileri için yeni teknoloji geliştirmek adına önemli bir avantaj sağlıyor. Türk makine üreticilerinin beklentilerinin başında ise eğitimi sağlam mühendis yetiştirilmesi, Ar-Ge ve finansman konusunda devlet desteklerinin artırılması geliyor. Tabii sektörlerindeki arkadaşlarmdan da kaliteli servis ve üretim yapmalarını, kopya üretimden uzak durmalarını istiyorlar.
Hata pazarı hepimize kapatıyor
Cihan Makine Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Uzbil, 10 yıldır düzenlenen tüm ITMA fuarlarına katıldıklarını dile getirerek, ihracata başladıkları son 5 yıldır dünyanın 25-30 ülkesindeki fuara kendi marka ve stantlarıyla katıldıklarını söyledi. 1950 yılından beri faaliyette olan firmalarının Eskişehir'deki fabrikasında üretim yaptı-ğını ifade eden Uzbil, satışlarının yüzde 80'inin ihracata yönelik olduğunu belirtti. Dünyada 60'ın üzerinde ülkeye yılda ortalama 10 milyon dolarlık ihracat yaptıklarını anlatan Uzbil, kot eskitme makineleri yapaklarını kaydetti. Concorde markası ile uluslararası pazarlarda yer edindiklerini vurgulayan Uzbil, "Eskiden fuarlara Cihan Makine olarak katılırdık. Fakat markamız olan Concorde kısa sürede ismimizin önüne geçti. Özellikle Uzakdoğu'da marka oldu. Biz de artık fuarlara markamızla katılıyoruz" diyerek fuarların pazarlarda yer edinmedeki önemine dikkat çekti.
Ağırlıklı olarak Uzakdoğu ülkeleriyle çalıştıklarını, batıda İtalya, İspanya, Almanya, Polonya, Macaristan, Litvanya, Finlandiya'ya ciddi satış yaptıklarını, Yunanistan, Malta gibi ülkelerle de çalıştıklarını anlatan Adnan Uzbil, fuardaki bağlantıların yüzde 10-20 düzeyinde satışa dönüştüğünü kaydetti. Türk tekstil makine sektörünün geleceğinin marka oluşturan firmalar için parlak olacağını işaret eden Uzbil, "Türkiye'de hala pek çok şeyi kopyalayan firmalar var. Ar-Ge'si ya da ön çalışması yok. Ucuza satsa da işi bilen almaz. Mesela Pakistan'da hata yapan bir firma yüzünden yıkama makinelerinde kapılar Türk markalarına kapandı. Bizim ekibimiz iyi. Eğitim için çaba harcıyoruz" dedi.
Devletin desteği artmalı
Dümenler Makine Yönetim Kurulu Üyesi Murat Dümen, yıllık 25 milyon eu-roluk bir üretim kapasiteleri olduğunu ifade ederek, bunun yüzde 70'e yakınını ihraç ettiklerini söyledi. Bangladeş, Hindistan, Pakistan, Suriye, Mısır, Tanzanya, Güney Afrika, Peru, Şili gibi tekstilin olduğu 30'dan fazla ülkeye ihracat yapaklarını dile getiren Dümen, bu ülkelerin tümünde hem mümessilleri hem de servis ağlarının olduğunu belirtti. Tekstil terbiye ve finishing makineleri ürettiklerini kaydeden Dilmen, 1982 yılında faaliyete geçen şirketin merkezinin Ye-nibosna, fabrikalarının ise Çorlu'da olduğunu anlattı. Tekstil sektörünün var olduğu ülkemizde, makine sanayi gelişmezse, kazandan paralan tekstil makinesi ithal etmek için yurtdışına yatırmak zorunda kalacağımıza dikkat çeken Dilmen, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Türkiye'de üretilen tekstil makineleri ihtiyacının yüzde 30-40'ı civarındadır. Bu alanda ciddi firmaların, büyük fabrikaları olması gerekiyor. Almanya gibi ülkelerle aramızda uçurumlar var. Bu açık kapanır mı, diyorsanız bu açığı kısa sürede kapatmak imkansız. Çünkü iyi makine yapmak için insana yatırım, fabrika, altyapı, makine teçhizatı gerekiyor. Bunların yapılması için de güç gerekiyor. Biz bu vizyonu yakaladık. 25 bin metrekarelik alanda üretim yapıyoruz. Ben Dümenler gibi çok yatırım olsun istiyorum. Ama bunun için devletin de vermesi gereken destekler var. Üniversitelerin iyi mühendis yetiştirmeleri gerekiyor. İşletmeye gelince sudan çıkmış balığa dönüyorlar. Okuldayken 6 aylanın fabrikada geçirmeleri gerekiyor. Almanya yenilik üretmekte tıkandı. Müşteri Türkiye'de ürünü geliştirmek için yara başımızda. Biz ciromuzun yüzde 10-15'ini Ar-Ge'ye ayırıyoruz. Toplam 11-12 çeşit makine yapıyoruz. Bir firmanın bünyesinde bu kadar çeşiti yapabilen dünyadaki ilk 5 firmanın arasındayız."
Avrupalı çekiliyor
ACC Makine Satış Pazarlama Müdürü Metin Zorlu, Japonya, Amerika, Pakistan, Hindistan, Mısır, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, Ukrayna, Arjantin'in aralarında olduğu 12 ülkeye ihracat yapaklarını söyledi. Yüda 25 makine ürettiklerini ve 7-8 milyon euroluk cirolan olduğunu dile getiren Zorlu, 2003 yılında kurulan firmanın boya-apre makineleri ürettiğini belirtti. Fuarların tanıtımda büyük etkisi olduğunu kaydeden Zorlu, Ar-Ge'ye yüzde 5-10 oranında pay ayırdıklarını açıkladı.Şirket ortaklann-dan ve Yönetim Kurulu Üyesi Cengizhan Murat, Türk makine üreticüerinin gelecekte daha da güçleneceğini ifade ederek, "Şu an Avrupa'da makineci kalmadı. Maliyetlerden dolayı makine imal etme şansları kalmadı. Avrupa ve Amerika'daki bir çok firmayı Çinli firmalar satın aldı. Satmasa bile üretimlerini orada yapıyorlar.
Burada sadece Made in Germany markasını vurabilmek için ofis kuruyorlar. Bizlerin şansı var. Tek sıkıtımız vadeli satış yapamamak. Devletin desteği yok. Alman firması geliyor, Türkiye'de 2 yü ödemesiz, 7 yıl vadeli makine satıyor. Dolayısıyla satış şansımız zayıf, o konuda devletin desteği gerekiyor" diyerek beklentilerini dile getirdi.
 
< Önceki   Sonraki >