| Cennetlik sektör... |
|
|
|
| DERGİ - Editörden | |
| Yazar Editör | |
| Cuma, 20 Ocak 2006 | |
Dünyadaki
rakipleriyle eşit şartlarda yarışamadığı için bir süredir kan kaybeden
Türk tekstil sektörü bu yıl da Heimtextil Fuarı'ndaydı. 11-14 Ocak
tarihleri arasında Frankfurt'ta yapılan fuara sektör tam 237 firma ile
katılıp boy gösterdi. Ancak bu yılki fuarın en ilgi çekici noktası "Dünyadaki Cennet"
ana temasıyla hazırlanan etkinlik oldu. Ziyaretçilerin yoğun ilgi
gösterdiği bu dekorasyon projesine katılan 20 firmanın neredeyse tamamı
Türk'tü.Tek bir amaçları vardı: Ev tekstili ürünlerini değişik bir atmosferde sergileyerek, evine cennetten bir köşe yapmak isteyenlere mal satmak... Kimi ürettiği yeni kumaşı ilk kez sergiledi. Sattığı kumaşı üreten işçinin maaşının yarısını devlete vermenin ve bu konuda dünya birincisi olmanın ezikliğiyle... Yine bir başkası tül perdeyi sergiledi yeni müşterisine... İthalatla uğradığı haksız rekabeti müşterisine hissettirmeden perdelemeye çalıştı... Bir başkası ise halı serdi standına... Alıcı geldiğinde elindeki kabarık elektrik faturasını halının altına saklayarak pazarladı ürünü... Sonuçta "moralsiz" ancak büyük bir "heyecanla" gidilen bu fuarda Türk
tekstilciler Dünyadaki Cennet'in ürünlerini bağrına taş basıp satmaya
çalıştı. Kapanan fabrikaları, işsiz kalan işçilerin feryadını
hissettirmeden, ülkeye 3-5 kuruş daha fazla döviz getirip meşhur "cari
açığı"mızı (!) kapatmak için müşteriye "açık vermeden" didinip durdu.
Ardından da Çin ve Hindistan'dan fuara gelen rakiplerini de kollayıp
ülkesine döndü... Ancak yine "mutsuz" ve "heyecansız" bir şekilde
işbaşı yaptı. Peki bu mutsuzluk ne kadar sürecek? Heimtextil Fuarı'na bu yıl geniş bir ekiple ziyaret gerçekleştiren Tekstil Sanayi İşverenleri Serdikası Başkanı Halit Narin'e göre, ithalata dayalı, yerli üretimi gözetmeyen bu sistem yüzünden fabrikalar kapandığı sürece mutsuzluk da devam edecek... Mutluluğun reçetesi ise hükümette. Sektör şimdi hükümetten fuarda yaşadığı heyecanına destek verecek küçük bir "kıvılcım" bekliyor. Bu kıvılcım "cehennem ateşi" değil "cennetin" habercisi olacak. Çünkü sektörde çalışan 2.5 milyon insanın beklediği bu kıvılcım, fabrika bacalarının yeniden tütmesini sağlayacak... Tabii "ithalat cenneti" olmaktan kurtulursak... |
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



Dünyadaki
rakipleriyle eşit şartlarda yarışamadığı için bir süredir kan kaybeden
Türk tekstil sektörü bu yıl da Heimtextil Fuarı'ndaydı. 11-14 Ocak
tarihleri arasında Frankfurt'ta yapılan fuara sektör tam 237 firma ile
katılıp boy gösterdi. Ancak bu yılki fuarın en ilgi çekici noktası "