ETI Türkiye Platformu’nda gündem yoğun

Avrupalı satınalma gruplarının talebi üzerine oluşturulan Etik Ticaret Girişimi Türkiye Platformu’nun yıllık toplantısı İstanbul’da yapıldı

Suriyeli işçilerin durumundan tekstil ve hazır giyim sektörünün “aşırı denetim” odaklı sıkıntılarına gündem yoğundu.

Türk tekstil ve hazır giyim sektöründe Suriyelilerin ve çocuk işçilerin istihdamına ilişkin sorunların ele alınması için, -çoğunluğu İngiliz olmak üzere- Avrupalı satınalma gruplarının talebi üzerine 2016 yılında Etik Ticaret Girişimi (ETI) Türkiye Platformu oluşturuldu. ETI Türkiye Platformu’nun faaliyetleri İngiltere Dışişleri Bakanlığı tarafından finanse edildi. ETI Türkiye Platformu Steering Committee (İcra Komitesi) ve üç çalışma grubu (İşyerinde Sosyal Diyalog, Satınalma Pratikleri, İnsan Hakları ve Şikayet Mekanizması) olarak faaliyet gösteriyor. Steering Committee’de İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB), Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), markalar (H&M vb.) ve Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası (TTSİS) yer alıyor.
ETI Türkiye Platformu’nun yıllık toplantısı 27 Mart 2018’de İstanbul’da gerçekleştirildi. Toplantıya, ETI İcra Direktörü Peter McAllister, İngiliz program yöneticileri, uluslararası örgütlerden Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Uluslararası Göç Örgütü (IOM) temsilcileri, İŞKUR temsilcisi, meslek örgütlerinden İTKİB ve TGSD temsilcileri, H&M, Inditex, Next, Assos, C&A, Tesco, Bonmarché, Tchibo gibi markaların CSR (kurumsal sosyal sorumluluk) departmanları, sivil toplum kuruluşları (United Work, Mülteci Destek Derneği gibi) ve TTSİS temsilcileri katıldı.

Aşırı denetim yükü
Ayrıca, sendikamızın çağrısı üzerine üyemiz BOSSA’nın yöneticileri, tüm yasal yükümlülükleri yerine getiren ve toplu iş sözleşmesi ile çalışanlarına ilave haklar sağlayan tekstil üreticilerinin maruz kaldığı çok sayıda denetim uygulamasının yarattığı sıkıntıları ve getirdiği yükü, H&M ve Inditex temsilcilerinin de bulunduğu panelde açıkça dile getirdiler. Sendikamız, markaların denetim uygulamalarında sendikalı işyerlerine pozitif yaklaşım uygulanması beklentisini vurguladı. Ayrıca, sendikamızın üyelerine yönelik olarak uygulamakta olduğu dört ana başlık altında toplam 348 eğitim hakkında bilgi verdi.

Yeni kararlar
Toplantının ilk bölümünde ETI Türkiye program yöneticisi Kadir Uysal, platformun yapısı, işyerinde sosyal diyalog, satınalma uygulamaları, iş dünyası ve insan hakları konularındaki çalışmaları hakkında bilgi verdi.
“Sosyal Diyalog: İnsana Yakışır İş ve Kapsayıcı Büyüme, Global Gündem ve Türkiye Deneyimleri” ve “Suriyeli İşçiler ve Tedarik Zincirinde Şeffaflık: Krizden Kurumsal Desteğe” başlıklı iki panelde mevcut sorunlar ele alındı ve tüm paydaşların ortak fikriyle geleceğe yönelik pozitif önerilerde bulunuldu.
ETI isminin kaldırılıp sadece ihracatçıların değil, yurtiçi piyasaya üretim yapanların ve ilgili devlet kurumlarının da dahil olacağı “Türkiye Etik Ticaret Platformu” adı altında faaliyet gösterecek bir girişime ihtiyaç olduğu fikri benimsendi.
Ayrıca, bu girişime şimdiye kadar markaların kurumsal sosyal sorumluluk departmanlarının katıldığı, ancak asıl önemli olan satınalma (buying) organizasyonlarının platforma çekilmesi gerektiği vurgulandı.
ILO temsilcisi Nejat Kocabay da teşvik mekanizması ihtiyacı konusunda gelecek ay başlayacak bir pilot çalışma hakkında bilgi verdi. Bu çalışma, işyerinin toplam çalışan sayısının yüzde 10’una kadar olan Suriyeli işçilerin SGK primlerinin, 6 aylık bir süre teşvik edilmesini öngörüyor.

ETI Türkiye Platformu’nun geleceği
Son olarak, ETI Türkiye Platformu’nun geleceği hakkında bir workshop düzenlendi. Sosyal diyalog, Suriyeli işçiler ve genel konularda üç ayrı grupta görüşler oluşturuldu.
Sosyal diyalog alanında paydaşların bir araya gelerek düzenli toplantıların daha sık yapılması önerildi, eğitimlerin sadece işçileri değil, ailelerini de kapsayacak şekilde olması gerektiği, işyerlerinde şikâyet mekanizmasının daha verimli hale getirilmesi gibi sonuçlar çıkarıldı.
Suriyeli işçiler konusunda, çalışma izinleri ve seyahat özgürlüğü gibi sorunların giderilmesi ihtiyacı belirtildi.
Üçüncü grupta ise yeni gelişen eğilimler ve ihtiyaçlar konusunda Better Buying organizasyonu örnek gösterildi.